BALIKESİR ÇOK ÖZEL BİR ŞEHİR

Balıkesir Valisi Ersin Yazıcı BİRLİK Gazetesi’ne önemli açıklamalarda bulundu
Bu haber 2017-03-08 15:30:40 eklenmiş ve 487 kez görüntülenmiştir.

Vali Ersin Yazıcı 14 Haziran 2016’da Balıkesir’de göreve başladı. Kısa süre sonra meydana gelen 15 Temmuz darbe girişimi sonrası çok yoğun bir mesaiye başladı. Bugüne kadar geçen süreç geniş bir şekilde kamuoyuna yansıdı. Vali Ersin Yazıcı’nın bu konudaki gayretleri herkesin malumu. Röportajımızda bu konuda bu güne kadar yapılanları ve şu andaki son durumu da anlattı. Özellikle vurgusu; vicdanen rahat olduğunu, haksızlık yapmamaya gayret ettiklerini ve hukuk çerçevesinde işlemleri yürüttükleri yönündeydi. Şu anda şehrimizde, 12 değil 18 saat görev yapsa yine az geleceğini, çünkü devlete ve millete çok şey borçlu olduğunu ifade eden bir Valimiz var. Görev anlayışını da atanmışlık değil, adanmışlık üzerinden yürütüyor. Vali Yazıcı, Balıkesir’in ayrı coğrafi bölgeleri ile adeta özel yaratılmış bir yer olduğunu ve bunun bir zenginlik olduğunu üstüne basa basa belirtti. Bu cümleden kıymetini bilelim anlamını çıkarabiliriz. Sağlık konusunda yıllardan beri üzerinde ısrarla durduğumuz ve geçmişte görev yapan Valiler başta olmak üzere, ilgili birçok kişiye yönelttiğimiz soruları kendisine sordum. Bu konuda verdiği cevaplar nokta atışı oldu. Ama en önemlisi, tabii ki toplumların en başta gelen meselesi olan “Eğitim” konusunda söyledikleri oldu. Özellikle “Bengi” projesi ve kampanyası Balıkesir’in gelecekteki vizyonunu belirleyecek bir girişim olarak değerlendirilebilir. 4 ana başlık altında toplanan bu proje ile Balıkesir’de hem eğitimde kalitenin yükselmesi sağlanacak hem de değerler eğitimi anlamında önemli adımlar atılıyor. Kısacası çok hummalı bir faaliyetler zinciri ile hizmetler verilmeye çalışılıyor. İşte, yoğun mesai içinde gerçekleştirdiğimiz röportajda Vali Ersin Yazıcı’nın sorularımıza verdiği cevap ve açıklamalar…

………………………………………………………………………………………………….. 

 

 

Sayın Valim öncelikle şunu belirtmek istiyorum; basınla yaptığınız buluşmada bilgilendirme amaçlı her konuda istediğinizi sorabilirsiniz demiştiniz. Bu tabii ki çok önemli en yetkili kişi olarak bir konunun açıklanması kamuoyu için de basın için de önem arz eder. Bu konuda fikirlerinizi almak istiyorum öncelikle…

-Şöyle, Devletin çok gizli istihbari bilgilerini tabi ki anlatamayız. Yani bizim kimseden saklı gizli bir işimizin olması mümkün değil zaten. Ancak o zaman güven verebilir. Ben öyle inanıyorum. Açık olacaksınız, şeffaf olacaksınız. İnsanların aklında soru işareti bırakmayacaksınız ki, Kamu’ya olan, bizim nezdimizde Devlet’e olan güven artmış olacak. Tabi ki biz, belli makamları temsil ediyoruz, bu makamlarda oturan Devlet’in üst düzey görevlileri, Devletimiz’e olan güveni arttıracak kişilerdir. Tutum ve davranışları ile öyle düşünüyorum. Yani her arkadaşım her şeyi sorabilir noktasındayım.

 

ATANMIŞ DEĞİL, ADANMIŞLIK ANLAYIŞIYLA GÖREV YAPIYORUM

Sizin bir söyleminiz var: Atanmış gibi değil, adanmış gibi bir görev anlayışı ile çalışacağız diyorsunuz. Bu konuda da sizden değerlendirme almak istiyorum. Buradaki nüans nedir?

 

- Bu konuda biraz aslında Kocaeli’deki yaptığım Belediyecilikten sonra geliştim. Zaman zaman mülki idari amirleri meslektaşlarımın çok hoşuna gitmese de bazı kıyaslamalar yapıyorum. Belediye gibi kurumlarda başındaki kişiyi halk seçer. O da bir kamu kurumudur ama seçimle göreve gelir. Çözüm üretme noktasında daha istekli ve arzulu olduklarını yaşayarak gördüm. Dışarıdan da tabi görülebilir ama yaşamak başka bir olgu… Kamu olarak bu tarafa geldiğinizde, daha az heyecan ve sorun çözmede kendini pek istekli hissetmeyen gruplarla ve kişilerle karşılaştık. Herkes öyle değil tabii asla; bunu hemen belirteyim. Dolayısıyla, atanmışla adanmış arasındaki fark derken; yani adanmıştan esas kastım şu: Ben bu ülkeyi seviyorum, bu milleti seviyorum, bu toprağı, bu vatanı seviyorum ve bunu çok kez ifade ettim; orta 1’den itibaren devlet parasız yatılı okudum. Liseyle birlikte 6 yıl yatılı kaldım, arkasından 4 yıl Üniversitede Kredi Yurtlar Kurumunda kaldım. Ardından da memur oldum. Yani 11 yaşından beri bu devletin bu milletin ekmeğini yiyorum. Kendimi şöyle motive ediyorum; diyorum ki, ne kadar çok iş yaparsam yapayım, ne kadar çok çalışırsam çalışayım, günde 12 saat değil 18 saat de çalışsam bu vatana ve millete olan borcumu ödeyemem.  Bu benim kendi motivasyon aracım. Çünkü, yöneticileri motive edecek çok az sayıda kişi var; üst düzey yönetici olunca sizi kim motive edecek…İşte ben uzun yıllardır bu düşüncedeyim. Yaptığım hiçbir şeyi yeterli görmüyorum. İnsanların en güzelini en iyisini hak ettiğini düşünüyorum. Bu manadaydı o söylediğim. Belediyecilikten önce de Kaymakamlık yaparken de bu manada çalışmaya gayret ettim. İnsanlara kıymet verdiğimizi, bu ülkeyi sevdiğimizi bu vatana bağlılığımızı bana göre sadece çalışarak gösterebiliriz.

 

BALIKESİR ÖZEL YARATILMIŞ BİR YER ADETA

Anladım, çok anlamlı ve hakikaten önemli bir bakış açısı bu… Sayın Valim Balıkesir sizin de bildiğiniz gibi 3 ayrı bölge diyebileceğimiz özelliklere ve coğrafyaya sahip bir İl. Balıkesir’i bu açıdan değerlendirirsek; potansiyelleri ve problemleri açısından nasıl bir kıyaslama yaparsınız. Ya da geldiğinizde karşılaştıklarınızla ki, 14 Haziran 2016’da göreve başladınız,  bugün işin içinde olduktan sonra durum nedir, bir özet yapabilir miyiz?

 

Evet yüzölçümü olarak Türkiye’nin 11. büyük İli…Dolayısıyla az önce ifade ettiğiniz bölümler var. Bu bir zenginlik, bu bir ayrım unsuru değil. Ben öyle bakıyorum. Vallahi, Balıkesir özel yaratılmış bir yer adeta. Çok sayıda maden var. İki ayrı denizi var. Dünya’da sayılı, astım hastalarına tavsiyeli Kaz dağlarımız var. Türkiye’yi doyuran bir İl deniyor ki, çok hoşuma gidiyor ve ben de sık sık kullanıyorum.  Yetişmeyen tarım ürünü yok. Süt ve hayvancılıkta da gayet iyi durumdayız. Yani kendi kendine yetebilen mükemmel bir yer. Ama sorunları ve talepleri de şöyle, Edremit Körfezi’nde yaşayan insanların da bir sürü talebi ve beklentileri var, Sındırgı’da Savaştepe’deki insanlarımızın da var. Peki, bunların arasında farklılıklar var mı, tabii ki de var. Bandırma gibi gelişmiş bir şehrin beklentisi farklı ki, bu normal. Yani hayatımızda kendimiz içinde elde ettiğimiz bir şeyin artık kıymetini bilmez hale gelip, sonrakini bir üsttekini istiyoruz. Yaşanılan bölgeye göre büyük bir ayrım var. Bandırma’nın durumu ile Savaştepe’nin durumunu kıyasladığımızda sosyal kültürel, ticari ve ya sanayi hangi yönden bakarsanız bakın farklılıklar var. Talepler ve beklentiler de ona göre değişiyor. Doğal olarak biz de onlara yetişmeye gayret ediyoruz. 

 

KÖRFEZ’DE YAZIN SAĞLIK HİZMETİNİ 6 KAT ARTTIRIYORUZ

Sayın Valim, Körfez’e ayrı bir parantez açalım istiyorum. Körfez’in nüfusu yazın hepimizin malumu. Özellikle sağlıkla ilgili olarak büyük bir ihtiyaç söz konusu oluyor. Belki de Ankara’dan Sağlık Bakanlığı’ndan da el atılması gereken bir durum gibi geliyor bana.

 

-Biz oradaki Sağlık ekibimizi 6 katına çıkarttık geçen yaz. Hatta belli dönemlerde 10 katına çıkarttık. Tabi vakalar yaşanıyor, bir de Sağlık’ta eskisi gibi değiliz artık; standardımız çok yüksek. Herkes anında müdahale bekliyor. Örneğin pratisyen hekim kesmiyor, tabiri caizse. Biz de o bölgeye, takdir edersiniz ki, yaz sezonunda pratisyen hekimler görevlendiriyoruz. Uzman hekimleri 3 aylığına o bölgeye vermek, çok olabilir bir şey değil. İl içinde belli uzmanları kaydırıyoruz. Ağırlıklı olarak ilk kademe diye kabul edebileceğimiz, aile hekimi ve pratisyen hekimlerin vereceği hizmetleri arttırıyoruz. Orda da sorunumuz var yani ona yetişmeye çalışıyoruz. Tabi bir sonraki adım olarak uzman hekim ihtiyacına geldiğinde, onu çözmek mümkün değil; öyle bir sistem de yok Dünya’da. Yani 3 aylığına uzman hekimi nasıl yığacaksınız oraya…

 

Geçici görevlerle olamaz mı, bir de merak ediyorum; Marmarisler, Bodrumlar bu problemleri çözmüşler mi?

-Yok, onlarda da durum aynı. Ramazan Bey, Sağlık’ta Türkiye iyi yerlere geldi. Biz sağlık tedbirlerimizi yeterince almadığımızdan dolayı, yani hizmet sunamadığımızdan yaz boyunca orada hiçbir kötü olay yaşamadık. Yeri geldiğinde biz uçakla İstanbul’a hasta götürdük. İhtiyaç oldu yaptık. Yangın vakası vardı. Hem de Dursunbey’den aldık, götürdük... Yani Türkiye’de sağlık hizmetleri sunumunda bir sorun yok. Onun için Körfez’de de biz pratisyenleri arttırıyoruz, birinci aşamada sorunu çözdükten sonra o bölgede hastanelerimiz var. Onlar yetersiz kalırsa başka yerlere naklederiz.

 

Bunun üzerinde şunun için durdum, geçmişte de bizim Akhisar ve Susurluk yolları tek şeritliyken, hep Balıkesir’in sorunu olarak algılanır ve yerel anlamda çözüm gayretleri olurdu. Hâlbuki o yolda kazalarda biz görürdük ki, çoğu 34-35 vs. plakalı araçlar kaza yaparlardı. Körfez’de de yazın binlerce kişi başka illerden geliyor, dolayısıyla bu sorun yerel değil, Bakanlığın ayrı bir desteği ile çözülmelidir diye düşünüyorum ve Bakanlık desteği lazım gibi geliyor bana…

 

-Az önce de ifade ettiğim gibi biz 1. Kademede 5-6 katına çıkarıyoruz. Bir de tabi hastane donanımın yeterli mi ona bakacaksın. 50 bin nüfuslu bir hastanenin donanımı, teknik donanımı hangi düzeyde olacak; 300 bin nüfuslu yerde… Yani kaynakları da ona göre yönetmek lazım.

 

 Şimdi hazır hastane konusu açılmışken, Balıkesir’deki şehir hastanesi de önümüzdeki günlerde açılıyor. Açıldığında Balıkesir’de sağlık hizmeti açısından kalite anlamında üst düzeyde bir hizmet verilmiş olacak, anladığımız kadarıyla... Balıkesir’de eskiden beri bir Doğumevi geleneği vardı. Artı bir Çocuk Hastanesi gibi bir düşünce de olabilir mi? Taşındıktan sonra geride kalan yerlerde mesela…

 

-O talebe göre değişir, bakılabilir, ama bizim yeni yerdeki çocuk bölümümüz ve gebe takip bölümümüzün standartları çok çok yüksek olacak. Bu imkânlardan yararlanılması lazım. Bu arada afiliasyon anlaşmaları imzalandı. Fiili olarak geçilmedi, geçilecek. Şimdilik bir problem yok.

 

FETÖ İLE İLGİLİ OLARAK HUKUK İÇİNDE GEREĞİ YAPILIYOR

 

Sayın Valim şimdi gelelim FETÖ konusuna. FETÖ ile ilgili olarak idari anlamda, Valiliğin uhdesinde olan son durum nedir?

 

-FETÖ’den tutuklu kişi sayısı bizim hapishanelerimizde 980 küsur, bu sabahki rakam. Ama işlem yapılan devam ediyor. Çok sayıda kişi var. Bu arada yeni ByLock listeleri geldi, tekrar kontrol ediliyor. Bu bir süreç ve bitti dersek yalan olur. İtirazları Başbakanlığa gönderdik. Ama hiç kimse, bir şeyi kabul etmiyor zaten. Yani büyük bir çoğunluğu diyelim. Açığa alıp görevden uzaklaştırdıklarımızdan, herhangi bilgi ve belge bulamadıklarımızı görevlerine iade ettik. Bakanlık aldıysa onlar da yaptı. Ama Adli olanlar devam ediyor ve basına da düşüyor takip ediyorsunuz, yeni operasyonlar yapıldı. Yeniden tespit edilenler, gerek ByLock gerek başka bilgiler olsun elde edilip işlemler yapılıyor. Bir müddet daha bu süreç devam edecek. Daha önce de açıkladığımız kriterler var.  ByLock bilgileri, dernek, okul, onlara ait kurumlarla olan yakın ilişkiler diyelim, 17-25 Aralık’tan sonra…Yani gereği yapılıyor, herkes rahat olmalı, çünkü bu tür konular gerçekten hukuka uygun bir şekilde delillendirilerek yürümek zorunda ve biz buna gayret ediyoruz. Adliyemiz de aynı gayret içinde, haksızlık yapmadan ki, zaten ciddi bir haksızlık kimseye yapmadık. Yaptığımız işlemlerde bir iki tane hata çıktı şu ana kadar. Bin 600 kişi hakkında işlem yaptık, sonuç itibari ile biz. Başından itibaren bir iki tane hata çıktı ve bu da çok az. Dikkatliyiz, vicdanımızın sesini dinliyoruz. Hukuka zaten uygun hareket ediyoruz; ama kimseyi de affetmiyoruz. İhraç edilenlerden sadece iki kişi döndü şu ana kadar. Çok insan ihraç edildi, sadece iki kişi döndü. Yani binin üzerinde ihraç var, sadece iki kişi dönen var.

“BENGİ” SEVDASI HEP BİRLİKTE BÜYÜYOR

Sayın Valim sizin de çok önem verdiğinizi bildiğim Eğitim konusuna gelelim. Balıkesir eğitimde belli hedefleri olan İllerden birisi. Bu konuda neler söyleyeceksiniz?

 

-Eğimdeki başarıyı arttırmak için bir gayret içindeyiz. Bu konuda bir kampanya oluşturduk. Özellikle bunu bir proje ve kampanyaya dönüştürdük ki, tüm şehrin dikkatini buraya çekelim diye. Orda da okuma alışkanlığı kazandırma anlamında en büyük hassasiyetim ve uğraşım bu noktada. Bir de değerler eğitimi noktasında. Akademik başarı, kültür, sanat ve spor faaliyetlerinin arttırılması, yani şehirde eğitimi konuşulur haline getirmek için gayret içindeyim. Belediye başkanlarımız sahip çıktılar. Tüm kurumlar ve sivil toplum kuruluşlarından destek almaktayız. Ben 6 ay sonra bunun sonuçlarının çok daha iyi taraflarını sizin tarafınızdan da görüleceğini ümit ediyorum. Çünkü burada esas olan buraya mercekleri tutturabilmektir. Bunu belli oranda başardık, şimdi yavaş yavaş ilerliyoruz. Eğitimin herkes tarafından konuşulur ve fark edilir hale gelmesini istiyorum. Bir farkındalık oluşturup yeni bir sinerji elde etmek istiyorum. Bunun da birkaç aydır işte uygulamamıza başladık, sonuçları tabi birkaç ay sonra çıkacaktır. Yani tek başına akademik başarı değil; tamam, onu istiyoruz ve arzu ediyoruz. Ama kitap okuma alışkanlığı kazandırılması değerler eğitimi, meslek Liselerimizdeki başarılarımızın her manada arttırılması. Sadece akademik başarı değil, çocukların teknik donanımları anlamında da arttırılması noktasında 4 ana başlıkta belirlediğimiz ”Bengi”yi şehirde konuşulur hale getirirsek, mutlak surette eğitimde bir kıpırtı olacak. Zaten fiziki anlamda ve öğretmen ihtiyacı anlamında sıkıntı yok. Fiziki dertlerimiz var tabi ki ama çok sayılmaz. Bir de söylemeyi unuttuk, eğitimde kaliteyi arttırmak zorundayız. Eğitimin niteliğini geliştirmek zorundayız ve gayretimiz de o…

 

 

Çok teşekkür ederim Sayın valim özellikle eğitim konusunda son söyledikleriniz inşallah gerçekleşir. Çünkü bunlar şehrimizin gelişmesi ve çocuklarımızın daha iyi yerlere gelmesi anlamında çok değerli çalışmalar. Size başarılar diliyorum. 

ETİKETLER :
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer RÖPORTAJ haberleri
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -

TRT Spor Haberler

Ayrıntılı Puandurumu Tablosu
Birlik Gazetesi
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA
Balıkesir Web Tasarım