İthalatla tarım terbiye edilmez

Karesi Ziraat Odası Başkanı Sami Sözat devletin 2018 yılında çiftçiye ödeyeceği 14.8 milyar liralık desteğin yetersiz olduğunu ifade ederek “İthalatla tarım terbiye edilmez. İthalatla tarımı terbiye edecek bir unsur olarak kullanılmamalıdır. Çok acil durumlarda iç piyasayı bozmayacak şekilde vergilendirmek suretiyle bir fiyat ayarlaması regüle ederek getirilebilir”dedi.
Bu haber 2017-11-03 01:41:00 eklenmiş ve 101 kez görüntülenmiştir.

Karesi Ziraat Odası Başkanı Sami Sözat devletin 2018 yılında çiftçiye ödeyeceği 14.8 milyar liralık desteğin yetersiz olduğunu belirterek “Bütçe görüşmelerinde ortaya konan tarıma yönelik destek miktarı 14.8 milyar olarak belirlenmiş. Bunun dağılımına baktığımız zaman enteresan tablolar ortaya çıkıyor. Söylemde çok güzel rakamlar var kafalar karışıyor. Desteklemelee 2 -3 kar arttı deniyor. Biz sonuca bakarız, üretimin 2 ana ayağı vardır. Bunlardan birisi sertifikalı tohum 2.’si ise gübre kullanımıdır. Birde ekim dikim için çok önemli ayak olan mazot olayı vardır. Eğer, gübre, mazot, sertifikalı tohumu çiftçimize verirseniz zamanında ve yeteri miktarda temin edebilirseniz kullanımını sağlayabilirseniz verim Türkiye’nin buğday üretim rekolitesi artar. 2018 yılında 14.8 milyar lira olan bu rakamın bütçeye koyulan ödeneğin yetersiz olduğunu bir kaç örnekle ortaya koymaya çalışacağım. Çiftçinin üreticinin ne kadar zor şartlar altında üretim yaptığını bir kere daha ortaya koymak istiyorum. Bu günkü ortam ve durumda ürettiğimiz ürünle sattığımız ürünün maliyeti bizi çok ilgilendiriyor. Bugün üretiiğimiz buğdayı maliyetinin altına verdiğimiz bir dönemde yapılan bu desteklemelerin yetersiz olduğunu ortaya koymak bakımından çok önemsiyorum. 2018 yılında mazota 1.9 milyar lira ödenek konmuş. Hni Milli Tarım Politikası çerçevesinde mazotun yarısnı ödeyeceklerdi, devlet destekleme verecekti. Bir hesap yapalım bu hesap çerçevesinde bizim mazota ödediğimiz para 15-16 milyar lira bu günkü parayla. Bize verilen 1.9 lira 2 milyar lira bile değil yedide biri. Bu ortamda gübreye ve mazota verilen yeni ödeneklerle çiftçinin alabilme gücü nedir. Bakın 1.6 lira 1 kg buğdayı ekerken atmamız lazım gelen kompoze gübrenin kilosu 1.6 lira. Şimdi 1 kg gübre alabilmek için çiftçimizin 2 kg buğday satması lazım. Mazotun bugünkü fiyatı 4.84 lira, 1 litre mazot alabilmek içinde 6 kg buğday satması lazım. 8 kg buğdayı, 1 litre mazotla, 1 kg gübre için gözden çıkartması lazım. Bu şartlarda nasıl üretim yapacak çiftçi. Buğday fiyatları kaç senedir 700-800 bandıda dolaşıyor. Bu seninin sezonunda hasat döneminde serbest piyasada fiyat oluşmuştu ancak yapılan yanlış bir ithalat politikasıyla yurt dışından gelen buğdayla fiyat hemen 800 liraya yani 80 kuruşu indi. Bu şartlarda darbe üzerine darbe yiyen çiftçimizin tarlasını ekememekte olduğu ve ektiği zaman bile yeterli miktarda gübreyi kullanmadığını ve tarlayı tımar edemediği zaman, sertifikalı tohumunu kullanamadığından üretimin düşeceğini herkes biliyor. Ben zaten ağırlaşan şartlar altında bugün için bütçeye konan 14.8 milyar lira destekleme ödeneğinin yeterli olmadığını şu verdiğim rakamlarlada görürsünüz. Bizim sadece mazotta vergi olarak ödediğimiz kaç lira biliyor musunuz? 11 milyar lira verdiğimiz verginin bile beşte birini anca alıyoruz. 11 milyar lira ödeyen çiftçiye siz 1.9 milyar lira destekleme olarak veriyorum bununlada tarım yapın üretim yapın diyorsanız kusura bakmayın biz o üretimi ne kadar yapabiliriz onu gelecekte göreceğiz. O neden le ben verilen desteklemelerin yetersiz olduğunu bu örnekle anlatmaya çalıştım. Verilen bu desteklemelerle tarımın biraz daha zorlaşacağını, tarımla uğraşan insanlarımızın bira daha borçlanacağını ve borç kaynakları arayacağını zaman zaman tefecinin eline düşeceğini, zaman zaman yüksek faizle bankalardan kredi alacağının bir işaretidir tabi onuda bulabilirlerse çünkü her birimiz üçer dörder bankaya borçlu hale geldik” dedi.

4 milyon hektar arazimiz boş kalmış ekilmiyor

 

Daha önceki açıklamalarında gerekli önlemlerin alınmaması halinde şartların zorlaşacağını ifade ettiğini hatırlatan Başkan Sözat “Benim daha önce yaptığım açıklamalar değerlendirmelere bakın ben son 5-10 senedir tarım giderek sıkıntıya gidereceğini şartların ağırlaştığını önlemlerin alınması gerektiğini hep söyledim. Benim daha önce anlattıklarım şimdi konuşulmaya başlandı. Bakın bakliyat sektörünün kralı iflas etmiş. Ben üretmezsenm sana elin adamı ilk önce ucuz sonra pahalı verir. Tüketim olmayınca ne olacak? Biteceksin Türkiye oraya gidiyor. 23 liraya karkas et çifçiden alacağım ben derseniz bu yanlış politikadır. Üretim arz talep meselesi, eğer üretim azsa fiyat pahalı. Ne kadar bol üretilirse fiyat ortalama olarak ne üretici nede tüketiciyi rahatsız eder. Ürün bol olduğu zamanlarda fiyatı aşşağı çekmeye çalışırsanız hele ithalat rejimiyle terbiye etmeye kalkarsanız ayağınıza kurşun sıkıyorsunuz anlamına gelir. İthalatla tarım terbiye edilmez. İthalatla tarımı terbiye edecek bir unsur olarak kullanılmamalıdır. Çok acil durumlarda iç piyasayı bozmayacak şekilde vergilendirmek suretiyle bir fiyat ayarlaması regüle ederek getirilebilir. Ama sizin getirdiğiniz ürün içeride üretilen ürünle rekabet etmeye kalkarsa ve benim maliyetimin altında bir piyasa fiyatı oluşturursa beni zarar ettirirse ben ne yapacağım üretimden çıkacağım. Zaten son 10-15 yıldan beri 4 milyon hektar arazimiz boş kalmış ekilmiyor. Boş arazileri üretime sokmakla Türkiye’nin tarım politikası düzelir”şeklinde konuştu.

HABER - Fotoğraf : Otağ Fırıncıoğulları

ETİKETLER :
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer EKONOMİ haberleri
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -

TRT Spor Haberler

Ayrıntılı Puandurumu Tablosu
Birlik Gazetesi
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA
Balıkesir Web Tasarım