Bu haber 04 Mart 2011, Cuma 19:03:18
eklenmiştir. 4258 kez okunmuştur.
Şehrimizin ticaret hayatına yön veren aileler vardır.Yırcalı, Kula, Uğur, Ermişler, Karahallılar vs. Bu ailelerin yıllardır ticari hayatlarının sürekli ilerlemesinin sebebini biraz araştırınca ortaya çıkan gerçekler başlıca şunlardır. İşlerinin profesyonel ekiplerle yapılması kaliteyi ve müşteri memnuniyetini ön plana çıkarmaları ticari güveni ve itibarı kazanmaları düzenli aile hayatları başlıca öne çıkan maddeler olarak görülebilir. Başarı için bunlar önemlidir. Ama yeterli değildir. İşin sırrı bu insanların halkla iç içe yaşaması sosyal yönlerinin ağır basması ve Balıkesir'e olan sevgileridir. Balıkesirlilerin kılıcı keskin, terazisinin ayarı tamdır. Bu şekilde ticaret yapmak için önce kendinizi sevdirmeniz olmazsa olmazınızdır. Bir Faruk Kula başarılı bir iş adamı olmasının yanında Balıkesirlilerin abisidir. Küçük yaşlarda ailesinin yanında ticarete başlamış işin başına geçince de halkla hiç kopmamıştır. Ne zaman fabrikaya gitseniz selam verir çayını içer sohbet edebilirsiniz. Balıkesir'in adının geçtiği her projede görebilirsiniz. Rona Yırcalı Balıkesir'i sadece Türkiye'de değil Dünyada da en iyi şekilde temsil etmektedir. Yoğun iş temposunun içinde ne kadar vakit bulabilirse hemen şehrine gelir. Fırsat buldukça davet edildiği yerlere katılmaya özen gösterir. Tek başına şehirde gezerken görebilirisiniz. Balıkesir'in gelişmesi için her türlü ticari ve sosyal projelere destek verir. O'nun da Balıkesir sevgisini tartmak hiç kimseye düşmez. O şehrimizin bir değeridir. Bu büyüklerimiz işlerini geliştirirken, sürekliliğini de sağlamak için geriden gelen çocuklarının eğitimlerini en üst düzeyde tamamlatarak sahaya sürmeye başladılar. Takip edebildiğim kadarıyla bu genç arkadaşlar işlerinin başında hızla ilerliyorlar. Ticari anlamda yanlış yapmamaları açısından büyüklerinin gözetiminde pişiyorlar.
Fakat bence babalarının, dedelerin bu işlere başlarken nasıl büyüdüklerini unutmadılar. Bugün ailelerinin kurduğu şirketleri masa başından yönetmeye kalkarlarsa alçak gönüllü olmazlar sokağa çıkıp halkla iç içe olmazlarsa geriye gitmeye başlarlar.
Umarım bu pişme döneminde sadece ticari olarak değil de sosyal yönlerden de kendilerini geliştirirler. İnancım budur ki bu genç arkadaşları sokak da insanlarla iç içe de görebilirsek Balıkesir'in geleceği aydınlık olacaktır.