Balıkesir Lojistik Merkezi masaya yatırıldı

Balıkesir Sanayi Odası (BSO) tarafından düzenlenen toplatıda Balıkesir OSB Konteyner Gökköy Tren Lojistik Merkezinde gümrük açılması, konteyner, kuru yük, ihracat, ithalat taşımacılığının geliştirilmesi ve bölgenin lojistik ihtiyaçları hakkındaki konular tartışılarak masaya yatırıldı.
Bu haber 2017-09-12 01:40:06 eklenmiş ve 243 kez görüntülenmiştir.

Balıkesir Sanayi Odası (BSO) tarafından düzenlenen toplatıda Balıkesir OSB Konteyner Gökköy Tren Lojistik Merkezinde gümrük açılması, konteyner, kuru yük, ihracat, ithalat taşımacılığının geliştirilmesi ve bölgenin lojistik ihtiyaçları hakkındaki konular tartışılarak masaya yatırıldığı toplantı liman ve gümrük temsilcilerinin ve lojistik firma temsilcilerinin katılımıyla gerçekleştirildi. Açılış konuşmasını Balıkesir Sanayi Odası Başkanı İsmail Uğur yaptı. Başkan Uğur Balıkesir Gökköy’de bulunan lojistik merkezinin yaklaşık 1,5 yıl önce tamamlandığını hatırlatarak “ Devletimiz yaklaşık 60 milyon TL değerinde bir yatırım tamamlandı ve şuan da yatırımcısının özel sektörün hizmetine sunmuş durumda. Bizde Lojistik Köyün aktif hale getirilmesiyle ilgili neler yapabiliriz ? Çünkü devlet burayı yaptı gerisi artık özel sektörün. Sanayiciye buradan nasıl para kazandırabiliriz, rekabetci bir dünyada yaşadığımız için nakliye fiyatları lojistik maliyetlerini ciddi anlamda etkilediği bir zamanda yaşıyoruz. Onun için nakliye fiyatları herkes için çok önemli.  Hele hele ihracat yapmamız gereken bir dönemdeyiz, ihracatı artırma hedeflerimiz var. Bununla ilgili bizim lojistik firmalarından talebimiz oldu. Burada bir çalışma yapılmasını istedik çünkü burada bir yatırım yapılması gerekiyor. Serbest bölgeyle ilgili bir çalışma yapılması gerekiyor bizim bu çağrımıza bazı lojistik firmaları cevap verdi. Onlardan bir tanesi Günaydın Nakliyat kendilerine teşekkür ediyoruz. Elini taşın altına koydu şuan da hiç bir yokken buraya gelip yatırım yapmak ve Balıkesir’in lojistiğini beraber ayağa kaldıralım diye bizlerle beraber oldular teşekkür ediyorum kendisine. Bu aynı zamanda sırf tren lojistiği değil, kamyon nakliyesinin önemli olduğu bir proje. Bu anlamda BAŞÖTKOP başkanımızda beraberiz. Diğer önce gelen nakliye firmalarıylada beraberiz. Çünkü burada nakliyeci anlamında bakıldığında bir tren konteynır nakliye işleri azalacak değil. İşler daha da büyüyecek nakliyecilerin işleri daha da artacak. Amacımız bizim pastayı büyütmek. Burada bütün mesele sanayicinin maliyetlerini düşürmek, nakliyecinin lojistik işini büyütmek ve Balıkesir Lojistik Köyün bir hab haline getirip burada ki lojistik imkanları daha da etkin kullanmak. En son olarak ta burada bir gümrük talebimiz olacak inşallah. Gümrüğün açılması içinde burada bir hareket oluşması gerekiyor. Gümrük ve Ticaret Bakanlığımıza biz başvurumuzu yaptık ama buradan bir hareket gelirse gümrük ile ilgili çalışmaların yapılabileceği söylendi. Bununla ilgili Eylül ayı sonunda bir konteynır ihracat seferberliği programımız olacak. Aynı gün belki 70-80 firmanın konteynır ihracatını aynı anda gerçekleştireceğiz. Ozaman da Balıkesir Lojistik köyün sesi daha çok duyulmuş olacak. Bu gün hep barber konuşacağız lojistik köyü nasıl canlandırırız, Balıkesir’in lojistik imkanlarını nasıl arttırırız bunu konuşmak için bir araya geldik” dedi.

Bir sanayicinin üretiminin yüzde 27’sini lojistik kapsar

Devlet Demiryolları 3.Bölge Müdürü Selim Koçbay ise “ Gökköy Lojistik Merkezimize ilk fikir olarak başladığımızda 2000’li yılların başıydı. Dönemin Belediye Başkanı Sabri Uğur’da bu projeye çok sıcak bakmıştı. Daha sonraki dönemlerde de belediye başkanlarımız bu projeye çok destek verdi. Biz kurum olarak bugüne kadar yaklaşık 62 milyon TL 140 bin metre kare alanda lojistik merkezini kurduk. 2014’ün son aylarına doğru da açılışını yaptık. Şimdi demiryolları yeniden yapılandı. Kurumuzun geçmişine baktığımızda sürekli kendi içinde kavrulan bir kurumdu. Ama 2013 yılında 6461 sayılı demiryolunun ilk kanunu çıktı. Bu kanunun esas hedefi tüm ulaşımla lojistikle uğraşan herkesi bu sektörün içine çekebilmek. Çünkü bu sektörde sanayiciye ve diğer birimlerin hepsine daha faydalı olabilmek için böyle bir girişimde bulunduk. Tabi ilk başka kendi içimizden bir lojistikçi çıkarmamız gerekiyordu. Bu yüzden demiryolu taşımacılık anonim şirketini kurduk. Bir sanayicinin üretiminin yüzde 27’sini lojistik kapsar. Bu lojistik miktarını ne kadar aşağıya çekebilirsek rekabet oranı da o kadar artar. Balıkesir’le ilgili de birkaç projeden bahsetmek istiyorum. Bunlardan biri balray projesi. Şu an da Balıkesir Büyükşehir Belediye tarafından projelendiriliyor. Kent içindeki ulaşımı kolaylaştırmak ve organize sanayiye daha ucuz maliyetli ulaşmak için önemli bir proje. Büyükşehir Belediyesi’ne de bu projeyi desteklediği için teşekkür ediyorum. Bu projenin hedeflerinden biri si de Gökköy ile Ayşebacı arasında şehri çevreden dolaşacak aynı zamanda hızlı tren güzergahı da olan bir güzergahı normal konvansiyel hattımıza alıp kent içinde de yine çift hatlı olarak hizmet verecek olması. Balray projesinde bu güzergahta 15 duraklı bir sistem olacağını düşünüyoruz. Bu projenin bu şekilde oluşmasındaki ana sebeplerden biri de İzmir- İstanbul hızlı tren projesinin Balıkesir’den geçmesidir. Bu proje İstanbul ayağında Bilecik- Bursa arasında inşaat yapım aşaması devam ediyor. İzmir ayağında da Aliağa- Bergama bölgesindeki yapımla ilgili firmaları belirlemeye başladık. Aliağa- Bergama 50 km’lik bir plan. Bunun 37 kilometresinde Gönen Balıkesir üzerinden Bursa’ya bağlanacak. 26.kilometresinde de Dünya’nın 10 büyük limanından biri olacak olan Çandarlı limanına bağlanacak. Bu hat üzerinde de 110 km hızla yük trenleri çalışacak. Alt yapı olarak bunların hepsini kısa sürede yapmak istiyoruz.  Bunu yapınca sanayicilerin lojistik harcamalarını aşağıya çekeceğiz. Bu demiryolu hızlı tren hattı ile birleştiğinde Çin’den İzmir Çandarlı limanına kadar veya İstanbul’a kadar hatta Marmarayla Londra’ya kadar her türlü lojistiği yapacak hale gelecek. Balıkesir için bir avantajı Balıkesir’in Bandırma limanında tren feri limanını gerçekleştirdik. Bundan sonra Balıkesir’den herhangi yükü tren feriyle hiç trenin üzerinden indirmeden Tekirdağ’a limanına getirerek buradan Avrupa’nın istenilen noktasına götürecek hale geldik. Bunu da sanayici değerlendirirse kendileri için avantaj olur”şeklinde konuştu.

DDY Taşımacılık A.Ş Bölge Müdürü Müslüm Yurdakul “Yepyeni bir konumla yepyeni bir pozisyonla sizlerin karşısındayız. Geçmişte demiryollarıyla ilgili mutlaka her birimizin küçük de olsa bir anısı vardır. Zaman zaman türkülere de yansımıştır bu. ‘Kara tren gelmez mi ola. Düdüğünü çalmaz mı ola’ gibi. Aslında 1900’lü yılların başında dünyayla birlikte demiryollarına adım atmışken özellikle Kurtuluş Savaşı’nın sonlarında Büyük Önder Atatürk’ün yaptığı demiryolu atılımları sayesinde 1940’lı yıllara kadar toplamda 8 bin km’lik bir demiryolu ağına Türkiyemiz kavuşmuş idi. Ancak daha sonra çeşitli nedenlerle yapılan bu 8 bin km’lik demiryolunun 16 bine 20 bine çıkartılması bir yana var olan demiryolu ağı bile bakım ve onarımdan eksik bırakılmış ve dolayısıyla karayolu ağırlıklı bir lojistik ortaya çıkmıştır. Ancak bugün itibariyle baktığımızda Türkiye’deki üretim hacmi her geçen gün artıyor. Bugün 300-350 milyar dolar civarında gerçekleşecek ihracatımızın 2023 yılında 500 milyar dolar civarında olacağını Hükümetimiz belirtiyor ve hedef de o. Ancak şu anda 600 milyon ton olan Türkiye içerisindeki lojistik operasyonların ihracat bir misli arttığında lojistik faaliyetler de bir misli artmak zorunda kalacaktır. Bu da şunu getiriyor: şu anda 600 milyon ton taşıma potansiyelimiz bir milyar 200 milyon tona çıkacaktır. 2023 yılında. Belki de daha fazla. Bu operasyonu yapabilmek, organizasyonu yapabilmek sadece karayollarına bırakılacak kadar küçük bir olay değil. Bunu gören Hükümetimiz 2003 yılından bu yana demiryollarına 33 milyar dolar para harcayarak karayollarının üzerindeki yükün bir kısmını demiryollarına almak suretiyle ihracat ve ithalatta yurt içerisindeki lojistik faaliyetlerde tıkanmanın önüne geçmeye çalışmaktadır. Bu yatırımlar bu çaba ve demiryollarının yeniden yapılanması da bu amaca yönelik olarak yürütülmekte”dedi.

Yeni bir yapıyız ama geçmişten gelen deneyimimiz var

Geçmişte TCDD hem altyapıyı yapan, bakan, onaran hem de içerisinde işletmecilik faaliyetini yürüten bir konumda olduğunu belirterek “Dolayısıyla karlı verimlilikte de net sonuçlar alan bir yapıda değildi. Karayolları bugün devletimizce kendisine verilen ödenek çerçevesinde ve ihtiyaç duyulan bölgelere karayolu yatırımını yapıyor ama işletmecilik özel sektördeydi. Yani bugün karayollarımızın üzerinde yürüyen tırlarımızın, otobüslerimizin, küçük araçlarımızın hizmetine sunulmaktaydı. Bu anlayıştan hareketle ve aynı paralelde Devlet Hava Meydanları İşletmesi’nin de geçmişte ikiye ayrılıp meydanda hizmet veren her türlü operasyon hizmetini sağlayan DHMİ ile Türk Hava Yolları ayrılmış ve THY devletin ortak olduğu bir kuruluş olarak işlemlerini yürütürken yanına Pegasus, SunExpress ve birçok özel uçak şirketi firmanın DHMİ’den hizmet almak suretiyle kendi özel uçuşlarını gerçekleştirmeye başlamışlardır. Bu iki ana konudan hareketle hem hava ulaşımı hem karayolu ulaşımından hareketle demiryollarında da böyle bir yapılanmaya gitmenin gerekliliği ortaya çıktı. Zaten 10-15 yıldan bu yana Avrupa’nın bir çok ülkesinde başta Almanya olmak üzere bu şekildeki bir yeniden yapılanma önemli mesafeler kat etti. Biz de 2013 yılında çıkartılan bir yasayla bu ayrışmaya başladık.Kısaca şunu anlatmak istiyorum: bugün DHMİ de Adnan Menderes Havaalanı veya Atatürk Havaalanı’na gittiğinizde bir hizmet veren grup var uçaklara. Altyapı, konfor, çeşitli bağış hizmetleri, gümrük hizmetleri, biletleme hizmetleri. Bir de bu hizmetleri alan firmalar var. Pegasus, Onur Air vb. Bu durum karşısında DHMİ kendisini hizmet sunan bir birim ama onun üzerinde yolcu taşımacılığı ve rekabeti öne çıkartarak yapan bir çok uçuş firması ortaya çıkmıştır. Demiryolları  da aynı şekilde örgütlenmiş TCDD olarak hem altyapının daha doğrusu yollarımızın elektrifikasyon, sinyalizasyon sistemlerimizin, istasyonlarımızın sahibidir. Ama onun üzerinde hizmet veren ve firmalarımızla, sanayicimizle, üreticimizle işbirliği yaparak o hizmeti sunmaya çalışan TCDD Taşımacılık A.Ş. kurulmuş. Şu anda TCDD Taşımacılık A.Ş. gibi diğer demiryolları tren işletmecileri de hazırlıklarını yapmakta ve 2018 yılında 5 adet büyük firma TCDD Taşımacılık A.Ş. gibi demiryolu lojistiğine girmiş olacak. Bunlardan biri Omsan. Aynı şekilde TÜPRAŞ. TÜPRAŞ bugün 360 vagonuyla kendi petrolünü Kırıkkale, Mersin, Aliağa ve Körfez arasında kendi taşımasını yapmak için hazırlıklarını tamamladı. Ve 1 Ocak 2018’den itibaren biz artık demiryolu üzerinde TÜPRAŞ’ın lokomotifi, TÜPRAŞ’ın vagonlarını ve TÜPRAŞ’ın personelini tren işleten bir kurum olarak göreceğiz. Bunun yanında diğer lojistik firmaları da hazırlıklarını tamamladı. Ege Bölgesi’nde henüz böyle bir şirket yok. Burada dileğimiz Günaydın Group da ilk defa demiryolu  işletmecisi olarak yer alır. Sonucunda eğer şirket sayısı kendi trenini işleten bir şirketin lokomotifi, vagonları ve lokomotif üzerindeki sürücüsü kendisine ait olmak üzere ihracatçımızın, sanayicimizin kapısına giderek karayolu operasyonunu da yani fabrikanın deposundan alacağı yükü karayolu bölümünü, yükleme boşaltma bölümünü hatta konteyner içi elleştirme bölümünü kendisi üstlenerek bir istasyona getirecek ve demiryollarıyla berabere alıcıya ulaştırmayı sağlayacak bir organizasyon içerisinde olacak. Şu anda TCDD henüz demiryolu dışında forklift, karayolu aracı vb. operasyonları yapacak ekipmanı temin edememiş durumda. Biz ilk 5 yıl bu tür işlemleri mevcut lojistik firmalarımızla yapmayı planlamaktayız. Örneğin bu Arkas olabilir. Yapılanma sonucu 1 Ocak 2017’de gerçekleştireceğimiz 6 aylık çalışmanın içerisindeyiz. Tabi bu Avrupa’da 10-15 yıllık bir süreç oluşmuş. 150 yıllık bir kurumu değiştiriyorsunuz. Bu kurum kendi içerisinde gelenekleri olan, kültürü olan, kendi içerisinde anlayışı olan bir kurum. Biz bu konuda hem sanayicimize kendimizi anlatmak, tanıtmak hem de birlikte çalışacağımız diğer lojistik firmalarına kendimizi tanıtmak amacıyla bu tür toplantıları sık sık yapacağız. Bundan sonra biz sizlerin kapısında gelerek tam ücreti vereceğiz. Yeni bir yapıyız ama geçmişten gelen deneyimimiz var. Sizlerle birlikte çalışmaya her an hazırız”şeklinde konuştu.

Fiyat çok önemli ama herşey değil.

Günaydın Gurup Yönetim Kurulu Başkanı Erol Günaydın şirket hakkın da bilgiler vererek “Bölgede yapılan bir demiryolu yatırımı var, biz lojistiğin tüm süreçlerinde varız. Burada birilerinin yükünü almak değil önümüzdeki dönemde ülkemizin çizdiği hedeflere yürürken artan kapasitenin sadece kara yolundan yürüyemeyeceği bir gerçek. O yüzden diğerlerininde  verimli bir şekilde kullanılması gerekiyor. Deniz, demir, karayoluyla kombine taşımacılığın artık devreye alınma zamanı Türkiye’de geldi. Çünkü artık kapasitelerimiz artıyor, evet fiyat çok önemli ama herşey değil. Büyük taaruz olması gerekenden 1 hafta sonra tasarlanmıştır. Çünkü Atatürk lojistik üstünlüğü göremediği için demiryollarının tamamlanmasını beklemiştir. Bu çok önemli bir husustur. Çünkü lojistik üstünlüğünüz olmadan savaş kazanamazsınız. Geçmiş dönemlerde de topla tüfekjle yapılan bir savaş varsa günümüzde de ticari savaşlar var. Yükün sürdürülebilir bir şekilde zamanında yerine ulaştılması fiyattan çok daha önemlidir”.

HABER - Fotoğraf: Otağ Fırıncıoğulları

ETİKETLER :
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer EKONOMİ haberleri
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -

TRT Spor Haberler

Ayrıntılı Puandurumu Tablosu
Birlik Gazetesi
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA
Balıkesir Web Tasarım