Balıkesirli solak ressam

Solak ressam Ahmet Öz yıllardır hayalini kurduğu resim atölyesini emekli olduktan sonra Balıkesir'e yerleşerek açmayı başardı.
Bu haber 2019-10-03 13:06:10 eklenmiş ve 112 kez görüntülenmiştir.

Ortaokul yıllarında resme merak saran ressam Ahmet Öz, ilk yıllarında fotoğraf makinesiyle yarışacak kadar realist resimler yapmayı planlıyordu. Resim yapmayı dünyadan kaçış yolu olarak tanımlayan ressam Öz, resim yapmanın insanlara hayatta bakmaktan görmeye geçirdiğine dikkat çekiyor. Solak ressam Ahmet Öz resimle tanışmasından kendi atölyesini açana kadar geçen zamanda yaşadıklarını BİRLİK GAZETESİ okurları için anlattı.

Sizi tanıyabilir miyiz?

Ben Aydın'da 1971 yılında doğdum. İzmir'de büyüdüm ve 90 yılına kadarda İzmir'de yaşadım. Aynı yıl asker olduktan sonra Ankara'da göreve başladım sonrasında Amasya ve Balıkesir'de görev yaptım. Havan Astsubaydım ve uçak bakımcısıydım, 25 yılımı asker olarak geçirdim ve emekli oldum. Havacılık farklı ve güzel bir meslektir. 

Resim yapmaya nasıl başladınız?

Resim ve müzik genlerden gelen bir özellikle olduğunu düşünüyorum. Küçüklüğümden beri resme karşı yeteneğim vardı. Ortaokulda dereceler elde ettim. Bir işçi çocuğuydum o dönem anne babalar zaten çocukları için garanti bir mesleğe yönlendiriyorlardı doğal olarak. Resme yeteneğim ve ilgim olmasına rağmen askerlik mesleğini seçtim.

Siz kendinizi nasıl keşfettiniz?

 Ortaokulda öğretmenlerim bana çok yardımcı oldular, resme beni baya teşvik edip desteklediler. Keşke Ankara'da iken resmin üstüne daha çok düşseydim dediğim oldu. Amasya Merzifon'a tayin olduktan sonra orada sosyal aktivite olarak yapılacak pek bir şey yoktu. Zaten resim aşkı eskiden beri olduğu için 1999 yılında orada profesyonel anlamda resme yoğunlaştım.

Liseden sonra güzel sanatlarda 

resim bölümünü düşünmediniz mi?

Yok hayır, anne babanın da yönlendirmesi ile askeri okula girdim. Onlarda teşvik ettiler ama sonuçta gelir düzeyi belli olduğu için resme çok teşvik ettiklerini söyleyemem. Kendim zaman ayırmaya başladım resme. O yıllarda güzel sanatlarda okumayı hiç düşünmedim.

İlk serginizi ne zaman açtınız?

İlk defa 2000 yılında karma sergiye katıldım. İlk kişisel sergimi 2005 yılında Balıkesir'de açtım, toplamda karmalarla birlikte 18 sergi açtım. 99 yılından bu yana profesyonel anlamda resim yapıyorum. 

Resmi nasıl tanımlarsınız? 

Resim sizin için nedir?

Resim benim için dünyadan kaçma yolu. Özgün olabilmek adına resmin bir standardı yoktur. Daha çok yağlı boya üzerine çalışıyorum. Akrilik çalışmalarımda var. İşin temeli zaten karakalem. Ama yağlı boya çok daha farklıdır, kişinin tercihine göre değişir.

Ailenizde başka ressam var mı?

Ağabeyim resimde değil ama yakma konusunda çok iyidir. Benim yakma çalışmalarım daha çok semboliktir.

Çocuklarınızın 

resimle arası nasıl?

Özellikle oğlumda kabiliyet var ama resim yapmak hem yetenek hem de kişinin istemesi geliyor. İçten gelmesi lazım severek yapılan her işten mutlaka güzel bir şey çıkar.

Şu ana kadar kaç 

esere imza attınız?

Tam sayı veremem ama yaklaşık olarak 300 civarındadır.

Atölyenizi ne zaman açtınız?

Böyle bir yeri satın alarak hayata geçirip açmak 15 yıldır planımdı ve hayalimi gerçekleştirdim. 2014 yılında emekliliği hak ettim ve burasını buldum ve satın aldım.

Yetiştirdiğiniz 

ve size danışan 

öğrencileriniz 

var mı?

Açıkçası sorunluluk almak istemiyorum, bu konu çok hassas ve ince bir çizgi aslında. Resme gönül  verip emeğini ortaya koyan herkese kapım açık elimden geldiğince destek oluyorum.

Yapacağınız 

resimleri nasıl 

belirliyorsunuz?

Kendime göre güzel olan ve ilgimi çeken her şeyin resmini yapabilirim. Şu yapılır bu yapılmaz diye bir şartlanmış lığım yok. İlk başlarda hedefim bu aşamayla olan bir şeydi, mümkün müdür kazanmanız? Değildir. Fotoğraf makinesiyle yarışmak o kadar realist resimler yapmayı planlıyordum ama bu çok fazla sürmüyor zaten. Daha sonra ister istemez farklılaşıyorsunuz. Zaten resmetmek sizden bir şeylerde olması gerekiyor.

Gençlere, anne ve babalara 

neler tavsiye edersiniz.

Şuan ki anne babalar bizim gençlik dönemimize oranla daha bilinçli. Bu dönemle de alakalı biz kendi anne ve babamızı suçlama gibi bir durumumuz söz konusu olamaz. Hatta bizler abartıyoruz bile gençlere olması gerekenden daha fazla imkanlar sunuyoruz. Kendi kullandığından çok daha iyi cep telefonunu 10-15 yaşındaki çocuğuna alan anne baba bence çokta haklı değil. Çocuklar her şeyi çok kolay elde ediyorlar ve hiç bir şeyin kıymetini bilmiyorlar. Bu kötü tarafı ama genel olarak bilinçliler. Aileler okul haricinde yetenekleri doğrultusunda çocuklarının ekstra bir şeyle uğraşmasını maddi imkanı el verdiği sürece yapmaya çalışıyor. Tanıdığımızın bir çocuğu vardı 7 yaşında. Çocuğa ben kelebek yaptım senin kelebek güzel değil dedi. Kendisi farklı çizdi bu kelebek güzel dedi. Hepimiz sanatçı doğuyoruz çocukluktan itibaren büyüye-ne kadar törpülene törpülene bir kalıba giriyoruz ya, sonrasında etrafa beğendirme kaygısı başlıyor o çocuk gibi benim kelebeğim seninkinden daha güzel diyemiyoruz. O saflık ve temizlik gitmeye başlıyor sonrasında başkalarına bir şeyler beğendirmeye başlıyorsunuz.

Bundan sonraki plan 

ve hedefleriniz neler?

Resimde olma, oldum deme gibi bir şansınız yok, az önce verdiğimiz çocuk örneğinde olduğu gibi ben o çocuktan bile bir şey öğrenebilirim. Resimde sanatta ölene kadar bir  şeyler öğreneceğiz. Çok güzel bir kuşa bakıyorsunuz düşünün onu tuvale aktarmak çok zor. Etrafa baktığınızda aslında her şey resim. Her şeyin güzelliğini daha iyi görmenizi sağlıyor. Resim Yapmak size hayatta bakmadan görmeye geçirir. Resim yaparken bakmazsınız her şeyi görürsünüz. RÖPORTAJ & FOROĞRAF: OTAĞ FIRINCIOĞULLARI

ETİKETLER :
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer RÖPORTAJ haberleri
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -

TRT Spor Haberler

Ayrıntılı Puandurumu Tablosu
Birlik Gazetesi
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA
Balıkesir Web Tasarım