CAMİLERDE İHMAL EDİLEN SÜNNET: SAFLARIN DÜZGÜNLÜĞÜ


Bu makale 2017-11-14 09:57:56 eklenmiş ve 71 kez görüntülenmiştir.
Aslan TORUN

İmandan sonra en büyük ibadet namazdır. Namaz; Efendimizin dili ile kulun ilk hesaba çekileceği ameldir. Namaz; dinin direğidir. Namaz; malî ve bedenî bütün ibadetleri bünyesinde barındıran geniş kapsamlı bir ibadettir. Namaz; ruhun ve kalbin huzur ve sükûnunu sağlayan, günahlara karşı bir kalkandır. Namaz; birlik ve bütünlüğümüzü perçinler, fesat ve hasedi izale eder. Namaz; tevazu duygumuzu geliştirir. Namaz; bizi Allah’a yakınlaştırır. Namaz; kötülüklerden uzak eder.

Namazın saydığımız sayamadığımız bu vb. faydalarının meydana gelmesi, namazın ikame edilmesine,  kâmil manada şartlarına, adap ve edebine riayet edilerek yerine getirilmesine bağlıdır.

Namaz ibadetinin dinde bu denli mühim olması, kendinden beklenen faydanın hâsıl olması bakımından cemaatle eda edilmesine çok büyük ehemmiyet verilmiştir. Şöyle ki;

Şafii ve Malikî mezheplerinde cemaatle namazların eda edilmesi;  farz-ı kifâye, Hanbelî ve Zahirî mezheplerinde namazların cemaatle eda edilmesi farz-ı ayn, Hanefi mezhebinde ise namazların cemaatle kılınması kuvvetli bir sünnet kabul edilmiştir. (Tecrid-i Sarih Tercümesi, 2/604) 

Mezheplerin namazların cemaatle kılınması konusundaki hassasiyetleri incelendiğinde şu sonuca varabiliriz: cemaati terk etmeyi alışkanlık haline getiren kimseler, büyük günah işlemiş olurlar.

Namazlardan beklenen faydanın sağlanması, hiç şüphe yok ki namazların topluca cemaatle eda edilmesi ile gerçekleşecektir.

Konu hakkında Efendimizden varid olmuş hadis-i şerifleri siz kıymetli okuyucu kardeşlerimle paylaşmak istiyorum. Kanaatimce bu hadis-i şerifler, konu hakkında başka bir söze ihtiyaç bırakmayacaktır.

Bir kimse güzelce abdest alır, sırf namaz için camiye giderse, camiye varıncaya kadar atmış olduğu her adıma mukabil bir derece yükselir ve bir günahı silinir.” (Ebu Davud/Salât-8)

“Eğer halk yatsı ve sabah namazlarındaki fazileti bilselerdi, emekleyerek dahi olsa cemaate gelirlerdi.” (İbn-i Mace/Mesacid 18)

“Kim yatsıyı cemaatle kılarsa, gecenin yarısını ibadetle geçirmiş gibi olur. Kim hem yatsı hem de sabahı cemaatle kılarsa, bir geceyi ibadetle geçirmiş gibi olur (Ebu Davud/Salât-45)

“Cemaatle kılınan namaz, bir insanın tek başına kıldığı namazdan yirmi yedi derece daha faziletlidir.”(Buharî/Ezan-30; Müslim/Mesacid-245)

"Vallahi içimden öyle arzu ediyorum ki, namaza durulmasını emredeyim de ikame edilsin, sonra bir adama emredeyim halka namaz kıldırsın. Bu emirden sonra beraberinde odun demetleri olan bir kaç adamı, cemaate gelmeyen güruha götürüp de üzerlerine evlerini cayır cayır yakayım." (el-Muvatta/Cemaa-3; İbn-i Mace/Mesacid-17)

“Vallahi bazı kavimler ya cemaati terk etmekten vaz geçecekler ya da Allah onların kalplerini mühürleyecektir. Sonra da muhakkak gafillerden olacaklardır.”(İbn-i Mace/Mesacid- 17)

 

Cami ve mescidlerin kendine özgü bir takım adap ve edebi vardır. Camilerimizin özellikle de namazın adabından bahsederken safların düzeninden bahs etmemek yanlış olur. Namazda safların nasıl tanzim edilmesi gerektiği konusu en mühim konulardan biridir. Zira Peygamber (s.a.v.) Efendimiz, namazda safların tanzimine çok dikkat ederdi. Ashab-ı Kiram Efendilerimizin saflarını düzeltmeden asla          namaza durmazlardı.

Konu hakkında Efendimizden mervi birkaç hadis-i şerifi paylaşmak istiyorum:

"Safları düz tutunuz. İleri geri durmayınız. Sonra kalpleriniz de birbirinden farklı olur. Aklı başında ve bilgili olanlarınız benim arkamda, onlardan sonra gelenler daha arkada, daha sonra gelenler daha arkada dursunlar." (Müslim/Salât-122) 

"Saflarınızı düz tutunuz. Zira safların düz olması namazın tamam olmasını sağlayan hususlardan biridir." (Buharî/Ezan-74; Müslim/Salât-124)

"Saflarınızı dümdüz tutunuz ve birbirinize sımsıkı yapıştırınız. Zira ben sizi arkamdan da görüyorum." (Buharî/Ezan-72; Müslim/Salât-125) 

"Saflarınızı düzeltiniz, yoksa Allah Teâlâ'nın aranıza düşmanlık sokacağını iyi biliniz." (Buharî/Ezan-71; Müslim/Salât-127) 

"İleri geri durmayınız. Sonra kalpleriniz de birbirinden farklı olur. İlk saflarda bulunanlara Allah rahmet, melekler de dua eder." (Ebu Davud/Salât-93) 

"Saflarınızı düz tutunuz. Omuzları bir hizaya getiriniz. Aralıkları kapayınız. Saf düzeni için elinizden tutup çeken kardeşlerinize yumuşak davranınız. Şeytanın girebileceği boşluklar bırakmayınız. Allah, safları bitişik tutanların gönlünü hoş eder. Safları bitişik tutmayanlara Allah nimetlerini lütfetmez." (Ebu Davud/ Salât-93, 98) 

"Saflarınızı sık tutunuz. Safların arasını yanaştırınız. Boyunlarınızı bir hizaya getiriniz. Canımı elinde tutan Allah'a yemin ederim ki, saffın boş kalmış aralıklarından şeytanın bodur, kılsız siyah koyun gibi girdiğini görüyorum." (Ebu Davud/Salât-93) 

Bu vb. hadis-i şerifler, namazlarda safların sık ve düzgün olmasının ehemmiyetini ifade etmesi bakımından yeterli olsa gerek.

Efendimizin; gözümün nurudur diye anlattığı İslâm’ın beş şartından biri olan namazı eda etmek için camiye gelen Müslümanlar, caminin ön tarafından başlayarak Camileri doldurmalıdırlar. Saf düzeni birinci saftan başlayarak, aşağıya doğru devam etmelidir.

Bunun birçok faydası var:

Birinci olarak; sonradan gelenlerin rahat yer bulmaları açısından önemli.

İkinci olarak; sonradan gelenlerin, sünnet kılan Müslümanların önlerinden geçmelerini engellemek bakımından önemli,

Üçüncü olarak da;  özellikle farz namaza başlanacağı zaman safların kolay tanzimi için önemli.

Konumun hemen burasında cemaatin kaç kişiden oluştuğunu ifade ederek başlamak isterim: “İki ve daha yukarısı cemaattir” (Buharî/Ezan-35) hadis-i şerifi şunu göstermiştir ki, iki kişinin olması cemaatin teşekkülü için yeterlidir.

 

Selam ve dualarla…

 

Ramazan TOPCAN

Balıkesir İl Müftü Yardımcısı

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -

TRT Spor Haberler

Ayrıntılı Puandurumu Tablosu
Birlik Gazetesi
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA
Balıkesir Web Tasarım