KADINA ŞİDDET


Bu makale 2017-11-27 09:54:59 eklenmiş ve 151 kez görüntülenmiştir.
Aslan TORUN

  Dün yani 25-Kasım ‘Kadına yönelik şiddete karşı mücadele günüydü’. Bu günle ilgili bir çok toplantılar yapıldı, protestolar, yürüyüşler düzenlendi , konuşmalar oldu, TV de tartışmalar oldu ve güya kadına şiddet, saldırı , kötü muameleler ve hatta kadın ölümleri kınandı, protesto edildi ve bütün bunların önlenmesi için yapılması gerekenler konuşuldu, tartışıldı, gerekli tedbirlerin alınması  konuları anlatıldı. Ancak  bütün bu tartışmalar yine lafta kalacak kadına şiddet hatta ölümler yine aynen devam edecek, ne yazık ki bunun sonu gelecek gibi görünmüyor. Sebebine gelince kötümser olmak istemiyorum ama şu anda 21.yüzyılda yaşamamıza rağmen insana , hele hele kadına verilen değer maalesef  İslamiyetten önceki  ‘cahiliye döneminden’ daha kötüdür. Kadın günümüzde ne kadar da evde, ailede, iş yerinde toplumda ve her yerde söz sahibi olsa da yine ikinci sınıf insan muamelesi  görmekte ve hak ettiği  değeri kazanamamıştır. İslamiyetten önce bilindiği gibi kadın bir meta gibi görülmekte ve alınıp satılabiliyordu,  kız çocukları diri diri toprağa gömülüyor ,öldürüyordu. İslamiyet gelince kadına gerçek değerini verdi ve kadın bir meta değil, anamız, bacımız ve hatta en çok değer verilmesi gereken kıymetimiz  ve  başımızın tacı oldular.’Cennet anaların ayakları altındadır ‘ diyen bir Peygamberin ümmeti olan bizler ne yazık ki günümüzde kadına gerçek değerini veremiyoruz.Asrileşiyoruz, çağdaşlaşıyoruz, modernleşiyoruz her gün kadın hakları, kadın erkeğe eşittir diye bağırıyoruz ama ne yazık ki hepsi lafta kalıyor değişen bir şey olmuyor. Son bir yıl içinde gün geçmiyor ki ya bir kadın tacize uğramasın şiddet görmesin ve hatta hatta ölmesin. Bu  nasıl bir insanlık dramıdır. İzahını ve mantığını anlatmak gerçekten çok zor. Bunun çeşitli sebepleri vardır, her şeyden önce  günümüzde kurulan aile ve evlilik müesseselerinin durumunu ele alarak başlamak lazım .İnsanımız artık eskisi gibi birbirine saygı,  sevgi beslemiyor, en ufak bir hoşgörü göstermiyor, en ufak bir şeyde hemen tartışma kavga ve hatta sonu ölüme kadar gidebiliyor. En sağlam dayanağımız olan aile müessesesi  eski mukaddes değerini kaybetmeye başladı, insanımız manevi bir boşluğa düşmüş çırpınarak  kendini aramaya çalışıyor. Bir insanı öldürmenin bütün insanlığı öldürmüş olmamın duygu ve bilincinde değiliz. Yapılan yanlış evliliklerin bedelini ne yazık ki en başta kadınlar çekiyor. Adam en ufak bir tartışmada şiddetin en kötüsü uygulamada ve hatta cinayet bile işlemektedir. Bilhassa gençlerimiz evlenirken,  yuva kurarken çok büyük iki hata yapmaktadırlar, bunların birisi eşler birbirini hiç  tanımadan acele olarak veya internetten  bulduğu huyunu suyunu bilmediği  insanlarla evleniyor sonra da kısa bir süre sonra hemen birbirinden ayrılabiliyorlar. Evliliği artık bir çocuk oyuncağı gibi sanıyorlar. Gençlerin yaptığı ikinci büyük hata sadece evlilikte değil hemen hemen bütün kararlarında ailelerin fikirlerine görüşlerine ve tecrübelerine önem vermiyor, çoğu kez onların söylediğinin aksini yapıyorlar. Çoğu kez de böyle evliliklerin sonu hüsranla bitebiliyor.Kadın cinayeti konularında devletinde büyük hataları olduğunu düşünmekteyiz. Her şeyden önce sadece cinayetlerde değil bütün suçlarda mevcut olan ve halen uygulanmakta olan kanunlarda,  bu cinayetleri önleyecek veya caydıracak hiçbir ceza ve yaptırım gücü yok. Olsa bile tam uygulanamıyor. Adam eşini öldürüyor  gidip kısa bir süre yatıyor sonra tahliye oluyor. Bu trafik cezalarında hatta hatta terör cezalarında bile maalesef  böyledir. En kısa sürede yine idam cezasının  tekrar gelmesine inanıyoruz. İkinci bir hata da şudur: Ülkemizde artık herkes  her zaman kolaylıkla silah sahibi olabiliyor. Öyle her önüne gelen istediği gibi silahlanırsa bu cinayetlerin önüne geçilmez. Adamın anatomik, psikolojik ve akli durumu iyice inceleme ve muayeneden geçirilmeden eline silahı verirsen cinayete davetiye çıkarıyorsun demektir. Herkes doğru dürüst muayene olmadan istediği yerden istediği zaman silah sahibi olabiliyor. Hatta geçen günlerde bir TV kanalında izlemiştim adam İnternetten silah istemiş ve silahı göndermişler. Olacak şey değil, insanı aklı mantığı almıyor.

 

  Değerli okurlar her şeyden önce kadın olsun erkek olsun insana insan  olarak değer verip en kutsal hakkımız olan yaşama hakkını  kimsenin elinden almaya hakkımız yoktur. Yunus ne güzelmiş ‘Yaratılanı hoş gör yaratandan ötürü’ şiarını hiçbir zaman unutmamalıyız. Allahın verdiği canı Ondan başkasının almasının ne kadar büyük bir günah ve suç olduğunu hiçbir zaman aklımızdan çıkarmamalıyız. Sağlık ve esenlik dileklerimle. Aslan TORUN 

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -

TRT Spor Haberler

Ayrıntılı Puandurumu Tablosu
Birlik Gazetesi
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA
Balıkesir Web Tasarım