KADINA YÖNELİK ŞİDDETE SON


Bu makale 2017-11-27 09:56:09 eklenmiş ve 127 kez görüntülenmiştir.
Ramazan KARACA

Artık haber bültenlerine bakamaz olduk. Gün geçmiyor ki, yurdumuzun değişik bölgelerinden kadına yönelik şiddet görüntüleri ve haberleri yer almasın… Hem de artarak devam ediyor. Azalması gerekirken artması, gelişen teknoloji ile artık hiçbir şeyin gizli kalmaması ve hemen hemen her şiddetin bir şekilde görüntülenmesi de olabilir. Çünkü belki de eskiden yine vardı ama bu kadar görüntülenemiyordu ve dolayısıyla haberlere yansımıyordu denilebilir. Doğru olabilir bu görüşler ama yine de arttığı yönünde eğilim daha fazla.

25 Kasım’da Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü dolayısıyla, tüm Dünya’da olduğu gibi ülkemizde de birçok etkinlikler ve açıklamalar yapıldı. Bunları izledik takip ettik ve üzülerek de olsa acı gerçekler dile getirildi. 25 Kasım gününün tespit edilmesine neden olan olayın kendisi de çok vahim. 25 Kasım 1960’da üç kız kardeşin Dominik’te vahşice katledildikleri bir gün ve daha sonraki yıllarda bugün, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından ‘Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü’ ilan edilmiş. Bu manada bu önemli konu üzerinde dikkatler çekiliyor.

Dünya’nın birçok yerinde çoook çeşitli nedenler altında yüzlerce, binlerce kadın şiddete maruz kalıyor. Biz kendi ülkemize gelecek olursak; yine sayısız sebep sıralayabiliriz. Mutlak surette hepimizin bir gözlemi ve bu konuda bir fikri vardır. Birincisi her ne olursa olsun kadına ve çocuğa şiddete kesinlikle karşı durulması lazım. Biz bu konuda aslında diğer insanlara göre bir adım daha önde olmalıyız. Ülkemizin genel tabirle yüzde 99’u Müslüman ve dinimizin bu konuda kesin emirleri var. Bu konuda hem birçok ayet var, hem de Peygamberimizin bize tavsiyeleri var. Zaten iman yönünden itikadı sağlam olan bir kimse kadına, kıza, çocuğa şiddet göstermez.

 

Kadına şiddet konusunda birinci öncelik bireyin yetiştiği aile ortamıdır. Nasıl bir ailede yetişiyorsa o şekilde devam etmesi yüksek ihtimal. Ama çok olumsuz örneklerin yaşandığı aileden yetişen bir kişi de kendini geliştirerek, ilim irfan sahibi olarak, bu kötü örneklerden kendisini uzak tutmayı sağlayabilir. İlmî ve entelektüel anlamda birikim sahibi olan bir insan böylesi yanlış ve kötü bir uygulamanın nasıl içinde olabilir ki? Ha, bu sadece tahsil anlamında algılanmasın. Bilirsiniz “İlim tahsili cehaleti ortadan kaldırır eşeklik bâki kalır

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -

TRT Spor Haberler

Ayrıntılı Puandurumu Tablosu
Birlik Gazetesi
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA
Balıkesir Web Tasarım