LİSEYE GİRİŞTE SON DURUM


Bu makale 2017-11-29 10:58:58 eklenmiş ve 61 kez görüntülenmiştir.
Ramazan KARACA

TEOG’un kaldırılmasının ardından, yeni liseye giriş sistemiyle ilgili detaylar yavaş yavaş belirlenmeye başladı. Buna göre Eğitim Bölgeleri oluşturma işleminin aralık ayında tamamlanacağı açıklandı. Bir açıklama yapan Milli Eğitim Bakanı İsmet Bakan Yılmaz, haziran ayında yapılacak sınavda 90 soru çıkacağını, açık uçlu soru olmayacağını ve öğrencilere 135 dakika süre verileceğini söyledi.

Şimdi bu açıklamalardan anladığımıza göre sadece 8. sınıf konularından sorular olacak. Peki, bu ne demek? Bundan önceki yıllarda alınan eğitimin niteliği ya da üst düzeyde olmasının, bu sınav performansına fazla yansıtılmaması demektir. Öğrenciler açısından olumlu olur mu? Geride kalan yıllarda iyi bir eğitim alan çocuk önümüzdeki bu yıl boyunca verilen müfredatı daha iyi algılayacaktır. Ama o yıllar için ilave bir kaynak aramayı önleyebilir.

Soru sayısı daha önce 60 olarak açıklanmıştı. Şimdi soru sayısı, 20 fen, 20 matematik, 20 Türkçe, 10 inkılâp tarihi, 10 din kültürü ve ahlak bilgisi, 10 da yabancı dil olarak belirlendi. Soru skalası genişletilmiş ki, bu da öğrenci adına iyi bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Örnek soruların aralık ayında açıklanacağı belirtilirken, açık uçlu soru sorulmayacağı da bildirildi. 90 soru 135 dakikada cevaplanacak. Yaş grubu da dikkate alınarak bir 10 dakika ara verilebileceği belirtiliyor…

Yine ifade edilen değişikliklerde okul başarı notlarının dikkate alınmamasının kararlaştırıldığı vurgulanırken, güzel sanatlar ve spor liseleri yetenek sınavıyla öğrenci alacak. Bu zaten eşyanın da tabiatına uygun bir durum. Böylesi liselere yetenek sınavları ile girilmesi gerekir.

Bu eğitim bölgeleri olayına bir daha değinmek gerekirse, her ortaokulun bir lise ile ilişkilendirilmesi söz konusu. Peki, bu ne demek? Bir öğrenci, merkezi sınava girmezse gideceği lise ortaokuldan belli olacak. Açıklamalar bu şekilde,

bütün bunların pratikte ne gibi getiri ve götürüleri olacak. Hep birlikte yaşayıp göreceğiz. Bu konularda çok geniş perspektifli araştırmaların yapılması ve sonrasında karar verilmesi gerektiğini daha önceleri de bu konuda yazdığımda birkaç defa belirtmiştim. Aslında yapılması gereken belli… Bu daha önce uygulanmış mı, ama Türkiye’de uygulanmış mı? Kesinlikle önce buna bakmak lazım. Uygulandıysa, bunu uygulayanların görüşleri mutlaka alınmalı. Efendim yurt dışında uygulanmış. Yurt dışı tam olarak bizi bağlamaz. Biz bize bakarız. Ardından pozitif ve negatif yönleri ele alınarak uygulamaya konmalıdır. Zaten böyle yapıyorlardır, diyenlere cevabım şu olacak: Bundan önce bunun böyle yapılmadığını ispat eden birçok örnek sıralayabiliriz.

 

Merkezi sınava girerken hiçbir ücret alınmayacağı da açıklandı. Özel okullar kendi sınavlarını yapabilecekler. Bu yıl 1 milyon 180 bin öğrencimiz var ortaokul 8’de okuyan. Bu öğrencilerin yüzde 90’ı adrese göre, yüzde 10’u ise, merkezi sınava göre liselere girecek. Yani bu çocuklarımızın bu yıl ki durumları bu şekilde gerçekleşecek. Burada bir deneme yanılma durumu söz konusu olacak mı derseniz, evet olacak; zaten ne zaman olmadı ki, derim ben. İçinde bulunduğum 25 yıl süresinde de, iki çocuğumun üniversiteyi bitirinceye kadar öğrenimleri esnasında da hep bir takım değişiklikler ola gelmiştir. Bundan sonra da olacaktır. Beklentimiz bu değişikliklerden evlatlarımızın en asgari düzeyde etkilenmesidir. Allah onların yardımcıları olsun… Tabii evlatlarını okutabilmek için her türlü fedakârlığı en üst düzeyde yapan anne babaların da…

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -

TRT Spor Haberler

Ayrıntılı Puandurumu Tablosu
Birlik Gazetesi
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA
Balıkesir Web Tasarım