MHP'li,Ülkücü olmak ya da, DAVA ADAMI OLMAK.. 16.03.2018


Bu makale 2018-03-16 09:27:15 eklenmiş ve 136 kez görüntülenmiştir.
Sıtkı ŞEREMETLİ

Dava adamı olmak zor iştir.İnanç,iman ve fedakarlık ister.

Mücadele azmi gerektirir.

Ülkücüler,Milliyetçi Hareketçiler dava adamlarıdır.

İdealleri büyüktür.

İnanç kaynakları değerli ve güçlüdür.

Bunun için de inançlarını yaşamak ve yaşatmak zorunluluğu vardır.

xxx

Amacı siyaset olanlara ''siyasetçi''denir.

Hedefi;her ne pahasına olursa olsun,hangi yoldan olursa olsun, çok para kazanmak olanlara,

koltuk makam sahibi olmaya çalışanlara,

''Menfaatçi''denir.

Kim ki;menfaat,koltuk-makam hırsı peşinde koşuyorsa o asla ''Dava adamı''değildir.

xxx

Bugün Türkiye'de dava adamlığı iddiası artık sadece Ülkücülerde vardır.

Çünki Ülkücünün ideali;

İslam'ı,

Türklüğü,

İnsanlık değerlerini,

hakim kılmaktır.

xxx

Ülkücüler bedel ödemişlerdir.

İnançları uğruna;

Şehit olmuşlardır,

Dar ağaçlarında can vermişlerdir,

Zindanlarda yatmışlardır,

İstikballerinden olmuşlardır.

Ve bu gün..

Bugün de Ülkücü aynı bedelleri ödemeye hazır olan kişidir.

xxx

Dava adamı olmanın gereğini yerine getiremeyenler,

İnançları için fedakarlığa hazır olmayanlar,

Para-Koltuk-Makam hırsı olanlar..

MHP'li olamaz..MHP'de duramaz..

Zaten öyle de oluyor..

Başka partilere,başka oluşumlara gidiyorlar.

Uğurlar olsun!..

xxx

Ülkü Ocağı'nın BOZKURT'u,

MHP'nin 3 HİLALİ,

altında yaşamlarını ve inanç kavgalarını sürdürenlere

SELAM OLSUN!..

Rahmetli Galip Erdem'in Ülkücülüğü ve Ülkücünün çilesini anlatan aşağıdaki yazısını her Ülkücü altını çizi çize okumalıdır.

xxx

ÜLKÜCÜNÜN ÇİLESİ

Gün olur, ülküsüz insanlara gıpta ile bakasınız gelir. Rahat yaşarlar. Tıpkı Şairin söylediği gibi: “Akl-ı şuur” ları vardır, güzel severler. “Bade” içerler ve nihayet göçüp giderler.

Ülkücülerin hayatı bambaşkadır. Sözlüklerinde rahatlık kelimesinin yeri yoktur. Daimi bir mücadele içinde ömür tüketirler. Hemen herkesle, her şeyle zaman zaman çatıştıkları görülür. Arkadaşları ile, aileleri ile, hatta sevdikleri ile.. Belli bir ülkünün esaslarından ziyade politikanın değişen icaplarına uymayı tercih eden kudret sahipleri ile de sık sık ihtilafa düşerler. Çok defa, başları belaya girer; gene de sinmezler. Bu halleri ” kalabalık” a göre uslanmamaktır; kendilerine göre de, yılmamak. Ülkücü dünya nimetlerinden yana nasipsizdir. Gözü yoktur ki, nasibi olsun. Bir lokma, bir hırka ona yeter. Paraya karşı o kadar müstağnidir ki, halkın hayretine sebep olur. Herkesin istediğini istemez, ne istediğini de herkes anlayamaz. Kendi zevkleri dışında zevk tanımayanların gözünde “zevksiz” bir adamdır! Küçümserler onu, hayatı anlamamakla, üç günlük dünyanın hakkını vermemekle itham ederler. Böyle davranışlara hiç önem vermez. Elverir ki, inandığına dokunulmasın!

Kalabalığın nazarında o, zavallı bir hayalperesttir. Olmayacak fikirlerin rüyasına dalmış öylece uyumakta, başkalarını da uyumaya teşvik etmekte… Bir gün fikirlerinin gerçekleştiği görülse bile, Ona hiç kimse “aferin” demez. Üstelik, “böyle olacağı zaten belli idi” buyurulur. Ülkücünün, ülküsü ile münasebeti, hakiki bir aşkta sevenle sevgilinin münasebetine benzer. Hep verir, hiç almaz. Sevgili nazlıdır, sitemi eksik etmez, incinmeğe de hiç gelemez.

Diğer sahalarda umumiyetle dikkatsiz hareket eden Ülkücü, sevgili bahis konusu oldu mu baştan başa haysiyet kesilir. Şahsına fenalık yapanlara pek aldırmaz ama, ülküsüne yan gözle bakanlara tahammülü yoktur. Sadakati için karşılık beklemez, mükafat istemez, bir garip kişidir… Ülküsüne hizmet edenlere son derece hürmetkardır. Gerçek aşıklar gibidir; kıskanmaz. Sevgilisinin sevildikçe güzelleşeceğini bilir. Sevmenin gururu yegane süsüdür.

Ülkücünün en çok dinlediği “nasihat” tır. “Yapma ” derler, ” hayatını heba etme” derler, “gününü gün et ” derler. O kadar çok şey söylerler ki, hiç bitmez. O hepsini dinler, ama hiçbirini tutmaz, gene bildiği gibi yaşar. Ülkücülerin en amansız düşmanları “eyyamperest” lerdir. Menfaatlerine tapan bu adamlar, daha çok kazanmalarına, daha rahat yaşamalarına mani olacak sanırlar da, ülkücüleri ezmeğe çalışırlar! Ne garip tecellidir ki, ülkücünün gayretlerinden en çok faydalananlar da “eyyamperest” lerdir.

Gün gelir, ecel hükmünü icra eder, ülkücü dünyasını değiştirir. “Kalabalık” o’na acır, daha iyi yaşamış olmasını temenni eder. Halbuki o, inançları uğrunda yaşamanın hazzını tadamadıkları için ömrü boyunca “kalabalık” a acımıştır.’’

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -

TRT Spor Haberler

Ayrıntılı Puandurumu Tablosu
Birlik Gazetesi
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA
Balıkesir Web Tasarım