OKUMA ALIŞKANLIĞI ÜZERİNE… 28.03.2018


Bu makale 2018-03-28 13:00:50 eklenmiş ve 247 kez görüntülenmiştir.
Ramazan KARACA

 

     Özellikle son yirmi yıla gelinceye kadar toplumumuzda kitap okuma alışkanlığı fena değildi diyebiliriz. Tabii ki bu değerlendirmeyi bugüne göre yapıyorum. Ama son yirmi yılda artık her şeyimiz dijital olduğu için artık eskisi gibi ağırlıklı olarak kitap okuma alışkanlığımız son derece azaldı. Bunun nedenlerini az çok hepimiz tahmin edebiliyoruz. Özellikle gençleri cezbeden o kadar çok alternatif var ki, bunlardan sıyrılıp kitap okumaya pek zaman ayıramayabiliyorlar. Bizler ve bizden önceki kuşak kabul edelim ki çok kitap okuyan bir nesildik. Belki bizim çocukluğumuzda da bugünkü alternatifler olsaydı biz de okumayabilirdik, bilemiyorum ama o zaman öyleydi ve okuyorduk. O günlerde bizi yararlı kitap okuma yönünde negatif etkileyen tek alternatif Teksas Tommiks diye tabir ettiğimiz çizgi roman kitaplardı. Bunları da okurduk ama yine de diğer kitapları da bol miktarda okuduk.

      Kütüphaneler Haftası nedeniyle açıklanan bazı rakamları okuyunca bu konuya biraz değinmek istedim. Rakamlar şöyle: “Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) verilerine göre, Türkiye genelinde 2016 yılında bir milli kütüphane, bin 137 halk kütüphanesi, 552 üniversite kütüphanesi ve 27 bin 280 örgün ve yaygın eğitim kurumu kütüphanesi olmak üzere toplam 28 bin 970 kütüphane mevcut. Ancak, bu rakamlar oldukça az. Öyle ki, Uluslararası Kütüphane Dernekleri Federasyonu (IFLA) tarafından yayımlanan Dünya Kütüphane Haritası'na göre, Türkiye'de 70 bin kişiye bir halk kütüphanesi düşüyor. Yine 2016 verilerine göre, Milli Kütüphaneye kayıtlı üye sayısı 26 bin 996, halk kütüphanesi kayıtlı üye sayısı bir milyon 697 bin 90 ve üniversite kütüphanesi kayıtlı üye sayısı 3 milyon 810 bin 634…”

     Olayın rakamsal boyutu bu… Aslında bu meseleye biraz gerçekçi yaklaşırsak, okuma ve bilgilenme anlamında bugün için dijital ortam iyi kullanılırsa fazla endişe edilecek bir durum olmaz. Çünkü eğer kaynak doğru tespit edilirse bugün internet denilen ortamdan istediğimiz her türlü bilgilenmeyi yapabiliriz. Sayfa sayfa kitap da okunabiliyor. Ben hatırlarım eskiden, bütün gazeteleri okumak ya da bir konuyu derinlemesine araştırmak isteyenler, kütüphanelere koşardı. Şimdiyse internette bütün gazeteleri okuyabiliyor ve de bütün bilgilere sahip olabiliyor insanlar... Kütüphanelerin artmaması ve de okuyucu sayılarının yükselmemesi problemi fazla büyütmez, doğru kaynaktan doğru bilgileri alıp almadığımız ya da böyle çabalara girip girmediğimiz önemlidir. Biz okumak ve de bilgilenmek istiyorsak, ya da çocuğumuza okutmak istiyorsak oradan da bunu yapabiliriz. Tabii ki en ideali eline kitabı alıp okumak ya da çocuğuna okutmaktır, bunu asla göz ardı etmemeliyiz. Bunu yapan hala önemli sayıda insanlar var. Ben görüyorum her akşam çocuğuna kitap okuyan ya da okutan anne babalar mevcut. Yani istenirse her zaman yapılabilir.

     Yazımın sonunda,  ilimizde okuma alışkanlığına da katkı sağlayan ve ekonomik kalkınmanın ancak eğitimle mümkün olacağına inanarak başarıların kalıcı olması adına yürütülen “Balıkesir Eğitimde Niteliği Geliştirme ve İzleme  (BENGİ) Projesi” için de yetkilileri tebrik ediyorum…

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -

TRT Spor Haberler

Ayrıntılı Puandurumu Tablosu
Birlik Gazetesi
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA
Balıkesir Web Tasarım