BİR AVUÇ KURU ÜZÜM 14.04.2018


Bu makale 2018-04-15 00:42:49 eklenmiş ve 2041 kez görüntülenmiştir.
Aydın Ayhan

Merkeze Kamçılı köyünden Ali köyünden bir kızı deliler gibi sever. Evlenmek ister, kızın babası bir türlü izin vermez. Sonunda köyün ileri gelenleri, büyükler araya girer babayı razı ederler. Çok güzel bir düğünle evlenirler. Bir süre sonra da bir oğulları olur. Sevinçleri sosuzdur.

Fakat bir gün “Seferberlik” ilan edilir. Ali askere çağrılır. Çanakkale’ye gitmeden önce Ali köyün muhtarı olan amcasına:” Karımı sana emanet ediyorum, amca. Eğer namusuna bir zarar gelirse çek vur. Gözüm arkada kalmaz. Karım sana emanet, aman emanetime iyi bak. Emaneti kolla.!” der ve “Ah.. Ahhh. Ah.. Doyamadım... Doyamadım.. Karıma, oğluma doyamadım...” diye yakınarak gider.

Bir süre sonra Ali’nin şehit oldu haberi köye gelir. Evin korunması, tarlaların sürülmesi, hayvanların bakılması, geçimin sağlanması için ve de daha pek küçük olan, şehit çocuğuna baba gerekir. 

Ali’nin karısını köyün çobanlığını yapmakta olan Şevket ile evlendirirler. İki çocuk ta ondan olur. Şevket bir süre sonra Milli Mücadele’ye katılır. İstiklâl harbi sonunda bir İstiklâl Madalyasıyla geri döner, köyde “Deli Paşa” diye anılmağa başlanır.

Bir gün Ali köyüne çıkar gelir. Esaretten dönmüştür. Önce kahveye gelir. Herkes şaşırır. Bir tuhaf olurlar. Herkes:” Senin ölüm haberin gelmişti....” der. O da:”Doğrudur. Pek çok arkadaşa öyle yanlış haber gitmiş. Ama ben esirdim. Ancak dönebildim...” der. Herkesle kucaklaştıktan sonra amcasına sorar:” Benim karım ne oldu.? Sana emanet etmiştim.. Sağ mı halâ..?” Amcası bir süre konuşamaz..” Oğlum, bu işlerin şakası olmaz. Senin şehit oldu haberin resmen şubeden bildirilince, karına ve oğluna sahip çıksın diye köyün çobanı Şevket’le evlendirdik. İki de çocukları oldu...” Ali büyük bir yıkkınlık içinde ayağa kalkar. Adeta fısıldayarak:” Ahhhhh..Ah…Aaaaaaah. Ben sadece onlara kavuşmak için yaşamıştım şimdiye kadar.. Benim bir oğlum vardı o ne oldu..?”

Amcası kahvenin önünde duvarın dibinde oynayan çocukları gösterir:” İşte bak orada. Kardeşleriyle oynuyor...”

Ali sendeleyerek kahveden çıkar. Çocukların yanına gider eğilir. Kendi oğlunu kucaklar. Öper. Koklar.. Okşar.. Sonra cebinden itinayla çıkardığı esaretten getirdiği, belki de cebinde kalan son kuruşuyla satın aldığı, belki de dilenerek edindiği “bir avuç kuru üzümü” oğlunun cebine doldurur. Yavaş yavaş kalkar, hiç kimseye hiçbir şey demeden, gözyaşlarını sile sile, köyden ayrılır.

Bir daha Ali’den hiç haber alınmaz..

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -

TRT Spor Haberler

Ayrıntılı Puandurumu Tablosu
Birlik Gazetesi
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA
Balıkesir Web Tasarım