YAKMAYIN CİĞERLERİMİZİ 08.06.2018


Bu makale 2018-06-08 13:05:40 eklenmiş ve 294 kez görüntülenmiştir.
Ramazan KARACA

 

     Altınoluk’tan otomobille Güre yönüne hareket halindeydik. Birden önümüzde görüş alanımızda arka arkaya helikopterlerin denizden aldıkları suyu Kazdağlarına doğru götürdüklerini gördük. Dağlara doğru baktığımızda da arka taraflardan dumanlar yükseliyordu. O oksijen deposu, dünyanın en önemli doğal yerlerinden olan Kazdağılarında orman yangını vardı. Yolla denizin birleştiği istikametimiz boyunca helikopterler defalarca gitti ve geldi. Bu yangında sadece orman yanmıyordu; güzelim yerlerle birlikte o manzarayı gören herkesin ciğerleri de yanıyordu. O görüntü saatlerce sürmüştü.

    Bu anlattığım geçen yaz bizzat şahit olduğumuz bir orman yangınıydı. Yine yaz geldi, Allah böylesi felaketlerden bizleri korusun. Böyle bir olay yaşanmaması için elbette ki yetkililer tedbirlerini alıyor. Ama en büyük sorumluluk biz vatandaşlara düşüyor. Kasıt ve suikastların dışında insanların ihmali ve hataları sonucunda yaşanan orman yangınları da maalesef az değil.

     Uzmanlar orman yangınlarına karşı dikkat edilmesi gerekenleri şöyle sıralıyor:

•Ormanlara cam ve cam kırıkları atılmamalı. Cam, güneş ışığını bir büyüteç gibi çimenlere çeker. Çimenler, tutuşarak çimenlerin alevlenmesine yangının oluşmasına neden olacaktır.

•Mangal küllerini soğutmadan dökmemeliyiz. Çünkü çimenler tutuşabilir.

•Sigara izmariti yanık olarak atılmamalı, çünkü sigara izmariti çimenleri yakar ve yangın oluşur.

•Bir yangın gördüğümüz zaman 110 yangın ihbar hattına bildirmeliyiz.

•Halk görevli kişiler ve çevre örgütleri tarafından bilinçlendirilmeli, bu konuda seminerler ve konferanslar düzenlenmelidir.

      İhmal ve dikkatsizlik nedeniyle çıkan orman yangınları da şöyle:

1.Ormanda güvenlik tedbiri almadan ateş yakmak.

2.Yakılan ateşi söndürmeden bırakmak. Özellikle mangal için yakılan ateşin söndürülmeden bırakılması.

3.Sönmemiş sigara izmariti ve kibriti yere atmak.

4.Orman içinde veya bitişiğindeki tarlalarda istenmeyen otları veya tarla anızını yakmak.

5.Gece aydınlatma için ormanda ateşle dolaşmak.

6.Cam ve cam kırıklarını ormanda bırakmak, güneş ışığının camdan yansıyarak otları yakması.

7.Çocukların orman içinde ateşle oynamaları

8.Eğlence veya gösteri için ormanda ateşle bir şeyler yapılması ateş yakılması

Kasıtlı çıkarılan orman yangınları:

1.Orman içinde veya bitişiğindeki tarla veya otlakları genişletmek.

2.Orman içinde yapılan kanunsuz işleri gizlemek için çıkarılan yangınlar.

3.Yabani hayvanları uzaklaştırmak.

4.İş ve çıkar elde etmek.

     Bu tedbirler ve uyarılar her yıl yapılır, yazılır çizilir. Ama nedense her yıl da bizi üzüntülere gark eden yangınları yaşarız. O kadar üzücü bir tablo oluşuyor ki hele bir de yakından yaşandığında insan daha da etkileniyor. Geçen yıl ki o manzara hala gözlerimin önünde. Çünkü bir orman yangını sonucunda; toprağın üst kısmı aşınır ve kullanılamaz hale gelir. Canlı çeşitliliği azalır, iklim ve bitki örtüsü bozulur. Ormanda yaşayan canlılar yok olur. Hava, su ve toprak kirlenir. Heyelan oluşumları artar. Bir de aslında göz ardı ettiğimiz, çok kolay yanan bu ağaçların o hale gelmesi yılları alıyor. Hemen geri gelmesi çok zor. İşin en acı yönü de bu…

      Atalarımız boşuna dememiş: “Yaş kesen baş keser” diye. Bir ağaca ve ormana verilecek zararın, bir insanı öldürmekle eş değerde olduğunu vurgulayan veciz bir cümle. Yazımızı İstanbul Fatihi Sultan Mehmet Han’ın bu işe noktayı koyan cümlesiyle son verelim: “Ormanımda bir dalı kesenin başını keserim.”

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -

TRT Spor Haberler

Ayrıntılı Puandurumu Tablosu
Birlik Gazetesi
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA
Balıkesir Web Tasarım