DAĞ BAŞINI BEKLEYEN KIZ 09.07.2018


Bu makale 2018-07-09 13:51:04 eklenmiş ve 978 kez görüntülenmiştir.
Gökçen Şeremetli KASAP

SarikizTurbesiEdremit Körfezi’nin kuzeyinde, doğudan batıya bir sıradağ uzanır. Kaz Dağı denir adına. Ünlü mü ünlüdür, hem de güzeller güzeli bir dağdır.

 

Yeryüzündeki ilk güzellik yarışmasının Kaz Dağı

’nda yapıldığını biliyor muydunuz? Bu yarışmanın tek seçici üyesi, Çanakkale Boğazı’nın girişinde yer alan Truva Kenti kralının oğlu Paris’ti. Babası onu Kaz Dağı’na kaz sürülerini otlatsın diye göndermişti. Yarışmaya katılıp ta kaybeden tanrıçalar zavallı Paris’in ve Truva’nın başına öyle işler açtılar ki, bu olaylardan Anadolulu ünlü ozan Homer, dünyanın ilk destanlarından İlyada ile Odise’yi yarattı. Bu destanlar dünya edebiyatının kaynağı ve öncüsü oldu. Edebiyat sanatı Homer’in izinde ve etkisinde doğdu, palazlandı ve gelişti.

 

Sarıkız efsanesi, bir başka kaz çobanının, bir Türkmen kızının hikâyesidir. Yolunuz Edremit’e düştüyse, çarşıda pazarda, folklor ekiplerinin giydiklerine benzer, çok güzel giysiler giymiş genç kızlar, yaşlı kadınlar görmüşsünüzdür. Edremit’e Kaz Dağları’nın yamaçlarındaki Türkmen Köylerinden inerler. Oralarda giysileri gibi hala eski güzel geleneklerini yaşatan birçok Türkmen Köyü vardır.

 

Vaktiyle bu köylerden birisinde bir adamın güzelliği dillere destan bir kızı vardı. Güzelin düşmanı çoktur. Gerek kendi köyünden, gerekse çevre köylerden birçok delikanlı Sarıkız’a istekli olmuştu. Dünürcüler sıraya girmişlerdi. Sarıkız ise hiç birine “he” demiyordu.

 

İsteklerine erişemeyen kişiler, Sarıkız’ı dillerine doladılar. Yemediler, içmediler, hakkında çirkin söylentiler yaydılar. Utanmadan sıkılmada “Kötü yolda yürüyor” dediler de başka bir şey demediler.

 

Sinek küçüktür ama mide bulandırır. Zavallı Sarıkız’ın kimsenin odununa yaş tavuğuna kış demeden kendi halinde yaşayan babası el içine çıkamaz oldu. Günlerce kötü kötü düşündü durdu. Sonunda kızını ardına taktı. Önüne dört kaz aldı. Hep birlikte uzun bir yolculuktan sonra Kazdağı’nın duman eksilmeyen doruğuna vardılar. Kazları otlatma bahanesiyle kızını bir uçurumdan aşağı atıp ortadan kaldıracaktı.

 

Ama baba yüreği bu, yapamadı. Şimdiye kadar canlı bir karıncayı bile ezmemişti. Nerede kaldı ki, güzeller güzeli biricik kızını öldürsün.

 

Düşündü taşındı. “En iyisi onu burada dağ başında bırakayım,” dedi.

 

“Kızım, ben köye dönüyorum. Orada bıraktığımız hayvanlar ölmek

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -

TRT Spor Haberler

Ayrıntılı Puandurumu Tablosu
Birlik Gazetesi
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA
Balıkesir Web Tasarım