ANKARA SEYAHATİ 18.07.2018


Bu makale 2018-07-18 15:36:44 eklenmiş ve 3062 kez görüntülenmiştir.
Aslan TORUN

 

  Geçtiğimiz hafta  üç günlüğüne Ankara ya gittim.

  25 yılı aşkın bir zamandır Ankara yı ziyaret etmemiştim.Gerçi hemen hemen her yıl memleketim Kara denize giderken Ankara dan geçiyorduk ama  hep çevre yolundan gittiğimiz için Ankara merkeze uğramayıp dışarıdan geçiyorduk. Geçen hafta hem bir işimi halletmek hem de birkaç yıl önce bir yakınımızın şehit olan çocuklarının mezarını ziyaret etmek için özellikle tren yolculuğunu tercih ederek Ankara ya yola çıktım.Daha önce uçakla, otobüsle ve özel arabamızla çok gidip geldiğimiz bu defa özellikle treni tercih ettim.Epey zamandan beri trene binmediğim ve de özellikle de Eskişehir Ankara arasında çalışan hızlı treni çok merak ettiğim için trenle yolculuk yapmaya karar verdim.

  Gecenin saat 00.1 de hareket eden İzmir mavi treniyle Balıkesir den başlayan yolculuğumuz  sabah saat  00.8 de Eskişehir de bitti ve saat 00. 9 Ankara yönüne gidecek hızlı treni beklemeye başladık. Balıkesir Eskişehir  arasında ki yolculuğumuz gayet güzel geçti.Trenler şimdi çok güzel olmuş bundan 30-40 sene önce olduğu gibi tıka basa insanların vagonlara doldurup bazı istasyonlarda uzun süre rotar yapıp bekletilmek gibi sıkıntı ve çile, yerini kendini  rahatlığa bırakmış. Her şeyden önce artık öyle istif  gibi  gelişigüzel trenlere insan doldurulmuyor, güzel rahat koltuklar var ve herkes oturarak seyahat ediyor. Ayrıca birkaç istasyon hariç çoğu yerde fazla beklemeyip hızla hareket etmesi  memnuniyet verici  bir durumdu. Balıkesir Eskişehir arası tren yolculuğunun en büyük sıkıntısı biraz uzun sürmesi oldu. Yaklaşık 7 saatte ancak Eskişehir e varabildik. Eskişehir den  bindiğimiz hızlı tren bizi  1 saat 15 dakikada Ankara ya ulaştırdı. Aman Allahım ne güzel ve hızlı bir gidiş trenin hızı bazı yerlerde nerdeyse 250 km yi bile buluyordu. Eskişehir den Ankaraya nasıl gittiğimiz anlayamadık, çok kolay ve rahat oldu. Allah emeğin geçenlerden razı olsun ve bu hızlı tren hattının en kısa sürede Eskişehir den  Balıkesir ve hatta İzmir e ulaşması ve bütün yurdumuzun hızlı tren hatlarıyla kuşatılması en büyük dileğimizdir. İnşallah en kısa zamanda bunu da görürüz.

  Efendim gittiğimiz gün işimizi bitirdikten sonra Ankara yı dolaşalım dedik.Ankara gerçekten Atatürk le özdeşleşmiş bir şehir. Her yerde ondan bir iz var. Bilhassa Kızılay Ulus ve diğer yerlerde caddelerin genişliği ve yıllar öncesinden Atatürk ün sanki bu günleri görmüş ve tahmin etmiş gibi şehir planı yapması onun nasıl bir isabetli karar veren  büyüklüğünü gösteren bir özelliğini ortaya koymaktadır.

  O gün ancak Ankara nın manevi mimarı Hacı Bayram Velinin mezarını ve külliyesini ziyaret edebildik.İkindi namazını camide kıldıktan sonra büyük Velinin mezarını ziyaret ederek duamızı yaptık. Onun manevi büyüklüğünü  yazmaya ve anlatmaya satırlar yetmez ancak biz onun  sadece  bir özelliğini belirtmek istiyorum. Edirne de  onun,  zamanın Padişahı 2. Muradın  İstanbulun fethinin kime nasip olacağını sorması üzerine verdiği cevap çok önemlidir. O daha cami avlusunda dolaşan çocuk yaşta ki Fatihi göstererek –Padişahım İstanbu lun fethi sana değil bu çocuğa nasip olacak diyerek maneviyatta ki eriştiği zirveyi göstermek bakımından çok önemlidir.Onun için Ankaralıların ve orayı ziyarete gidenlerin en büyük manevi durağı Hacı Bayram Veli mezarı ve külliyesi olmaktadır.

  Ertesi gün yine Ulusta bulunan ilk meclis binasını ziyaret ettik.23. Nisan 1920 günü toplanan ve Attaürün başkanlık ettiği  meclis binası mutlak görülmesi gereken bir yer. O günün şartlarında toplanılıp vatanın bağımsızlığı için alınan kararların ve bu kararların uygulanmaya konulması bakımından çok önemli toplantıların yapıldığı  tarihi bina ve yine yanında Cumhuriyetin ilanından sonra ki meclisin yer aldığı ve çalıştığı tarihi binalar mutlaka görülmesi gereken yerlerdir.

    Anıtkabir  bizi bambaşka duygu ve düşüncelere sevk eden ve Atatürk sevgisinin zirveye ulaştığı bir mekan. Atatürk’e ait her şeyin olduğu müze ve Çanakkale şehitlikleri herkes ve bilhassa gençler , öğrenciler tarafından görülmesi gereken bir anıt yapı.Anıtkabir ziyaretimiz çok güzeldi ve hiç istemeyerek  de olsa ayrılmak zorunda kaldık.

  Ankara’ da son uğrak yerimiz Cebeci  Askeri şehitliği oldu.2015 yılı Ekim ayında Konya’ ya eğitim için giden ve İzmit ‘ten havalandıktan kısa zaman sonra  Kartepe’de  sisli havada düşen ve şehit olan 4 askerden biri olan çok yakınımızın çocuğu Astsubay Mehmet Karakaşoğlu’nun mezarını ziyaret ettik.Cebeci Askeri Şehit Mezarlığı gerçekten bir gül bahçesine giren şehitlerin yattığı cenneti andıran bir yer. Ankara’ nın ve Türkiye’ nin belki de en büyük şehit mezarlığı. Dn eski askerlerden ve Genelkurmay başkanlarından ölen ve şehit olan subay, astsubay ve erlerin bütün şehitlerin yattığı cennetten bir köşe. Biz şehidimizin mezarını ziyaret ettik, kuran okuduk, dua ettik. Çıkışta yeni bir şehit mezarının yanından geçerken tek evlatlarını  yakın zamanda şehit veren  bir şehit ailesinin acısını paylaştık. Bu tarifsiz acının tesellinin ne kadar zor olduğunu sizlerin takdirine bırakıyorum.İnşallah bu sıkıntılar ve terör biter de bu acıları yaşamayız.

  Ankara’ da kaldığımız 3 gün boyunca ancak bu kadar ziyaret yaptık ve duygularımızı sizinle paylaştık. Aslında Ankara’ da daha gezilecek ve ziyaret edilecek yerler çok ama ne yapalım şimdilik ancak bu kadar .Sağlık esenlik dileklerimle. Aslan TORUN   

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -

TRT Spor Haberler

Ayrıntılı Puandurumu Tablosu
Birlik Gazetesi
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA
Balıkesir Web Tasarım