MUMALİLERİN ABDULLAH 15.10.2018


Bu makale 2018-10-15 10:43:22 eklenmiş ve 390 kez görüntülenmiştir.
Aydın Ayhan

Balıkesir'in Kepsut kazasından bugün halâ orada yaşayan Mumali (Mumcu Aliler) ailesinin oğlu Abdullah Çanakkale cephesine savaşa gider, bir kaç ay sonra şehit oldu haberi gelir. Bu haber üzerine bir süre sonra hanımı Halide'yi küçük Yakup ile evlendirirler. Hayat devam etmektedir. Halide'nin Yakup'tan iki çocuğu olur. Günler geçmektedir..

Dokuz on sene sonra bir gün Kepsut'un içinde bir karışıklık olur. Bağırışlar, çığlıklar, koşuşmalar sürer gider. O zamanlar şimdiki gibi ses kirliliği yoktur. Bir köpek havlasa yedi mahalleden duyulurdu. Halide Hanım kapının önünde koşuşmaları görünce pencereye çıkar, geçenlere: "Komşular, ne oldu? Ne var? Niye koşuşuyorsunuz?" diye sorar. Geçenlerden birisi: "Senin Abdullah gelmiş.." cevap verince. Halide Hanım çocuğunu emziriyormuş, onu divanın üstüne fırlatır atar, dışarı fırlar.

Tam o sırada, Abdullah Merkez camisinin önündeki çınarın altında durmuş, kendine "Hoş geldin.!" diyenlerle kucaklaşıyormuş. Her gelen :"Biz seni öldü biliyorduk Abdullah!" diyor, o da : "Esirdim.. Döndüm.. Benim gibi pek çok arkadaş için de öldü haberi gitmiş. Ama ölmedim. Döndüm.." diye cevap veriyormuş.

Bir ara amcasına: "Yahu, benim hanım ne oldu? On yıldır haber alamadım. Öldü mü, kaldı mı? Ne oldu?" diye sorunca, amcası: "Oğlum, bu işte darılmak olmaz.. Senin öldü haberin gelince, sokakta kalmasın, kurda kuşa yem olmasın diye onu kardeşin Yakup ile evlendirdik. Ondan iki de çocuğu oldu.." diyerek durumu anlatır. Bunun üzerine Yakup acı içinde ayağa kalkar: " Ben bunca sene, bu kadar acıyı sadece ona kavuşmak için çekmiştim. Demek boşunaymış.." der ve meydandan çeker gider.

Tam o sırada Halide Hanım koşarak meydana gelir. Abdullah'ı arkadan görür. "Abdullah.. Abdullah.." diye seslenir. Abdullah geri dönmez, meydandan bir sokağa sapar kaybolur. Halide Hanım arkasından koşmak ister, fakat Yakup önüne geçer. "Nereye koşuyorsun?" diye sorar. Halide :"Abdullah gelmiş." der. Yakup:" Sana ne Abdullah'tan? Sen benimle evlisin. İki de çocuğun var. .Dön evine..!" deyince Halide hanım eve döner.

Abdullah hayatı boyunca Kepsut'ta yaşamış, ama bir daha kendini Halide'ye hiç, ama hiç göstermemiş. Çok dikkat etmiş.

Halide Hanım, sırdaşı Zekiye Hanıma(Zekiye Külahlıoğlu-Emekli öğretmen-80 yaşında) sık sık sorarmış: "Zekiye, hep hissediyorum. Sanki Abdullah etrafımda dolaşıyor. Ama hiç kendini bana göstermiyor. Onu hiç görmüyorum. Çarşıda, pazarda rastlıyor musunuz acaba..?" 

Kasabanın dışında bir bağ evinde yaşarmış Abdullah ve pek Abdullah'ı gören olmazmış.

Bazı günler. Ama her zaman değil bazı günler Halide camı açtığı zaman pencerenin pervazında kimin koyduğu bilinmeyen bir gül bulurmuş. 

Bu güller Abdullah ölünceye kadar ara sıra orada, pencere camının önünde olurmuş.

O gülleri oraya kim koyuyordu acaba?

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -

TRT Spor Haberler

Ayrıntılı Puandurumu Tablosu
Birlik Gazetesi
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA
Balıkesir Web Tasarım