KIŞ ŞARTLARI VE ÇARESİZLER 12.01.2019


Bu makale 2019-01-12 13:18:22 eklenmiş ve 1283 kez görüntülenmiştir.
Ramazan KARACA

Kışın en zor günlerini yaşıyoruz. Aşırı soğuk, kar, don ve tüm olumsuz

faktörler hepimizin hayatını sıkıntıya sokuyor. Hayatını normal şartlarda idame

edenler olarak, bir nebze de olsa bu sıkıntıları en az etkileşimle geçiriyoruz. Ama

bu şartlarda çaresizlik içinde bulunan insanlarımız ve de sokakta yaşayan

hayvanlar? Bunların işi tabii ki çok zor. Bu şartlarda hayatını sokakta geçiren

insanların da olduğu zaman zaman haberlere kadar geliyor. İşte bu duruma

öncelikli olarak Cumhurbaşkanımız dikkat çekmiş ve böylesi günlerde ihtiyaç

sahibi olan bir kimse var da müdahale edilemiyorsa bunun vebalinin çok büyük

olduğunu belirten çok sert bir konuşma yapmıştı. Valimiz de muhtarlarla yaptığı

konuşmada aynı konuya dikkat çekerek, bu kış gününde ihtiyaç sahibi olan birisi

var da müdahale edilmiyorsa hakkını helal etmeyeceğini söyledi.

Yani bu meseleye en üst düzeyde dikkat çekildi ve kesin bir dille yetkililer ve

sorumlular uyarıldı. Buna rağmen kıyıda köşede bu anlamda bir kimse varsa

bunu da vatandaş olarak bizler bulup yetkililere bildirmek zorundayız diye

düşünüyorum. Yani bizlere de iş düşüyor. Eskiden kış günlerinde gar ve

otogarlarda evsiz barksız insanlar görürdük. Şimdi bildiğimiz kadarıyla görevliler

bu gibi yerleri kontrol ederek bu anlamda ihtiyaç sahibi varsa gerekli

müdahaleyi ve yardımı yapıyorlar. Ama daha çok kenar mahallelerde kimsesiz

yaşlı ve hasta vatandaşların çok kötü şartlarda kış günlerini geçirdiklerine dair

bilgiler gelebiliyor. İşte hem Cumhurbaşkanının hem de Valinin muhtarlara

söylediği ve uyardığı konu bu. Zaten Peygamberimiz ne diyor: ”Komşusu açken

yatan kimse bizden değildir.” Bu Hadis-i Şerif üzerine söz söylemeye artık gerek

yok. Bu cümleden hareket ettiğimiz takdirde ne çevremizde ne de ülkemizde

böyle bir mesele görülmez…

Kış günlerinin ikinci ihtiyaç sahipleri de sokak hayvanlarıdır. Bu konuda son

yıllarda çok güzel gelişmeler yaşanıyor, bunları gözlemliyoruz. Peki, yeterli mi?

Tabii ki değil. Aç ve susuz hayvan sayısı o kadar fazla ki ben bunu birkaç yıl önce

yaptığım bir röportajda gözlemlemiştim. Milli Kuvvetler Caddesinde saat

 

tamirciliği yapan Mustafa Dinçler yıllardır her gün hiç bıkmadan usanmadan

çarşıdan başlayarak mahallelerde sokak hayvanlarını doyuruyor. Bu örnek

insanla birlikte ben de gezmiş ve hayvanların onu nasıl beklediklerini gözlerimle

görmüştüm.

Mustafa Dinçler’e bunu kendisine iş mi edindiğini sormuştum. Bana şu

cevabı verdi: ”İş edinmekten ziyade, Allah’ın emrini yerine getiriyoruz. Allah’ın

pek çok emri var ama bu çok önemli. Allah bir de müjde veriyor. İbadetlerin

yanında mahlûkatla ilgili olarak cennet müjdesi veriyor. Fakir zengin herkesten

bunu istiyor. Ama sadece cennet müjdesi için de yapmıyoruz biz bunu. O

hayvanlar can taşıdığı için, kendi canımızla kıyas ederek, onların da bizim gibi

ihtiyaçları olduğunu düşünerek, bunu yapıyoruz. Bizim hareket noktamız

budur.”

Çünkü hayvanlar bizim gibi ihtiyaçlarını her zaman karşılama imkânı

bulamıyorlar. Mustafa Beye bizlerin bu anlamda katkılarının ne olacağını da

sormuştum şöyle cevap verdi: “Zaten insanlar benim yaptığımı yapsalar bana da

o kadar iş kalmaz. Akşamları yemek fazlalıklarını konteynırların yanlarına

koysunlar. O hayvanlara yeter. Torbaya koyup atmaktan ziyade konteynırın

yanına koysunlar. Başka tavsiyeler de şu olur. Hayvan Dernekleri var.

Belediyeler bunlarla devamlı diyalog halinde. O derneklerle diyaloğa

geçebilirler. “

Evet, bu zor kış şartlarında bizler sıcacık evlerimizde soframızda karnımızı

doyururken muhtaç insanların ve hayvanların varlığını sürekli hatırımızda

tutmalıyız. Allah onların yardımcıları olsun…

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -

TRT Spor Haberler

Ayrıntılı Puandurumu Tablosu
Birlik Gazetesi
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA
Balıkesir Web Tasarım