RAUF DENKTAŞ VE KIBRIS DAVASI 14.01.2019


Bu makale 2019-01-14 16:10:59 eklenmiş ve 991 kez görüntülenmiştir.
Ramazan KARACA

Dün 13 Ocak 2019’du. Bundan tam 7 yıl önce Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti

kurucu Cumhurbaşkanı, Kıbrıs davasının büyük önderi Rauf Denktaş’ı

kaybetmiştik. Ömrünü bu dava için adayan ve her türlü zorluğuna rağmen

mücadelesinden bir an bile vazgeçmeyen Rauf Denktaş’ı bir kez daha rahmetle

ve minnetle yâd ediyoruz.

Tam 88 yıllık ömrünün hemen hemen her evresinde verdiği mücadeleler

esnasında bütün amacı Kıbrıs’ta Türklerin bağımsız bir devlet olarak

yaşamalarının sağlanmasıydı. Hayatını kısaca özetleyen bilgiler şu şekilde: “Rauf

Denktaş, 27 Ocak 1924 tarihinde  Baf şehrinde doğdu. 27 Kasım 1948 tarihinde

düzenlenen mitingde Fazıl Küçük ile birlikte hatiplik yaptı. Bu dönemde Kıbrıs

Türk Kurumlar Federasyonu'nun genel başkanı seçildi. Daha sonra Enosis ve

EOKA'ya karşı mücadele etmeye başladı. 1 Ağustos 1958 tarihinde de Türk

Mukavemet Teşkilatı'nı kurdu. Aynı yıl içerisinde Rumların Türk köylerine

saldırması üzerine Ankara'ya giderek adaya asker gönderilmesini talep etti.

Bunun yanında Kıbrıs Cumhuriyeti Anayasası'nın hazırlanmasında da büyük

çaba gösterdi. 16 Ağustos 1960 tarihinde de 650 kişilik Türk alayı Magosa

Limanı'na ayakbastı. 1964 Londra Konferansı'nın ardından da Makarios

tarafından istenmeyen adam olarak ilan edildi ve Kıbrıs'a girmesi yasaklandı.

Ancak bu emre uymayan Denktaş, gizlice Erenköy'e giderek savaşa katıldı. 1967

yılında da yakalanarak tutuklandı. Türk Hükümeti'nin yoğun siyasi baskıları

sonucunda da serbest bırakıldı.

1968'de yasağın kalkması üzerine de Kıbrıs'a döndü. 1970 seçimlerinde de

Türk Cemaat Meclisi Başkanlığı'na seçildi. 13 Şubat 1975'de Kıbrıs Türk Federe

Devleti'nin ilanının ardından da meclis başkanı oldu. 1976 yılında yapılan ilk

genel seçimlerde de devlet başkanlığına getirildi. 15 Kasım 1983'de de Kuzey

Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin yeni cumhurbaşkanı oldu. 1990,1995 ve 2000

yıllarında da yeniden bu göreve seçildi. Rauf Denktaş 13 Ocak 2012 tarihinde

organ yetmezliği sebebiyle yaşamını yitirdi. Vefatı'nın ardından Türkiye ve

KKTC'nde ulusal yas ilan edildi. Cenazesi Cumhuriyet Parkı'nda toprağa verildi.”

Evet, bu büyük liderle bir araya gelmek ve bir program yapmak şerefine de

nail olmuştum. Yıllar önce Balıkesir Türk Ocaklarının davetlisi olarak gelen Rauf

 

Denktaş ile konferans öncesi bir söyleşi yapmıştım. Bu söyleşide anlattıkları çok

anlamlıydı. Kıbrıs’ın gözden çıkarılmasına kesinlikle müsaade edilmemesi

gerektiğini özellikle vurgularken, gerek medyanın gerekse Türkiye’yi idare

edenler tarafından bu davanın sürekli gündemde tutulmasını istemişti. Çünkü

Rumların çok büyük bir bölümünün Kıbrıs’ta Türklerle bir arada yaşamayı

istemediklerini, dolayısıyla hep bu amaçla bir gayret içinde olduklarını belirtti.

Rauf Denktaş: ”Bizi azınlık olarak gören zihniyetle, bizim ısrarla masaya

oturmamız isteniyor. Bu günahtır, ayıptır. Ben dedemin gördüğünü görmek

istemiyorum. Benim dedem 1878’de Osmanlı’nın Bayrağını toplayarak Ada’dan

çıkışını gören adamdır. Ben bunu görmek istemiyorum. Bana o gün çektiği acıyı

anlatır; ‘Gittiler ama yine gelecekler ben göremeyeceğim ama sen göreceksin’

derdi. Evet, gördük barış harekâtı ile koca bir Kolordu geldi ve mutlu olduk. “

diyerek yaşadıkları acı günleri dile getirmişti bu söyleşimizde.

Evet, Rauf Denktaş sağlığında böyle mücadeleler verdi ve hak vaki oldu.

Şimdi Kıbrıs’ta bir barış süreci dönemi yaşanıyor. KKTC, Ada’ya 1964 yılında

gelen ve 55 yıldır Rumlara diplomatik koruma sağlayan BM Barış Gücü’nün

askeri görevlerinin sona erdirilmesi talebinde bulundu. KKTC Dışişleri Bakanı

Kudret Özersay, New York’ta Güvenlik Konseyi daimi üye büyükelçileriyle

konuyu ele alırken, Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, “Barış Gücü ‘çeksin gitsin’

demiyorum, ama Kıbrıs sorunun çözümüne zerre kadar faydası yok” çıkışı yaptı.

Rumlar ise, herhangi bir değişikliğe şiddetle karşı çıkıyor.

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Guterres de bu konuda bir rapor hazırlamış.

Bu raporda Genel sekreter Barış sürecinin belirsizliğinin Türk tarafını endişeye

sevk ettiğini belirtiyor ve iki tarafın liderlerinin ve garantör devletlerin yapıcı

istişarelere devam etmelerini istiyor. Anlıyoruz ki, Rumların anlaşılmaz

tutumları devam ettiği sürece Kıbrıs meselesinin kısa bir sürede sonuçlanması

biraz zor görünüyor. Yine de kan akmaması ve bir barış sürecinin yaşanması bir

çatışma veya savaş olmasından iyidir. Tekrar bu davanın büyük lideri Denktaş’a

Allahtan rahmet diliyorum.

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -

TRT Spor Haberler

Ayrıntılı Puandurumu Tablosu
Birlik Gazetesi
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA
Balıkesir Web Tasarım