Özellikle günümüzün genç Ülkücüleri ,Milliyetçi Hareket Partisi mensupları geçmişte yaşananlardan ders almalıdır!.. ÜLKÜCÜLERİN ŞANLI DİRENİŞİ 18.02.2019


Bu makale 2019-02-18 10:02:05 eklenmiş ve 823 kez görüntülenmiştir.
Sıtkı ŞEREMETLİ

Ülkücülük 3 günlük yerden bitme bir hareket
değildir.Milliyetçi Hareket uzun ve zorlu bir
yürüyüşün adıdır.Bu yüzdendir ki,herkes bu
hareketin tarihini de bilip öğrenmek zorundadır.
xxx
''12 Eylül öncesi dönemde Ülkücüler yaşamlarını bir üçgen içerisinde sürdürdüler.Bu üçgenin bir köşesinde hastahane,bir köşesinde hapishane,bir köşesinde ise mezarlıklar vardı.Ama Ülkücüler asla yılmadan mücadelelerini şan ve şerefle sürdürdüler.''
xxx
12 Eylül darbesi Türk tarihine insanlık dışı işkenceleri ile geçmiştir.Bu dönemde Ülkücülere insanlık dışı işkenceler yapılmıştır.
Neydi bu Ülkücülere uyguladıkları işkence metodları?
İşte bunlardan bazıları..
En basiti falakaydı.
FİLİSTİN askısına astılar Ülkücü gençleri.Bu,insanlık tarihinin bilinen en eski ve vahşi işkence metodlarından birisiydi.Ellerini arkadan bağlayıp ,koltuk altlarından duvarlara astılar gencecik insanları.Dakikalarca,saatlerce Filistin askısında kalan bu genç insanlar inim inim inlerken işkenceciler karşılarına geçip alçakça güldüler,şerefsizce kahkahalar attılar.
ELEKTİRİK verdiler göz altındaki Ülkücü gençlere.İşkence odasına aldılar.Kuru ve kalın bir zemine yatırdılar.Önce elinin küçük serçe parmağına bir kablo bağladılar.Sonra aynı kablonun diğer ucunu ise erkeklik uzvuna bağladılar.Ve yavaş yavaş çalıştırdılar kabloların bağlı olduğu manyetoyu..İşkence gören Ülkücü gencin tüm vücudu verilen elektirik ile sarsılıyor,titriyor ve büyük acı çekiyordu.
İşkenceler sırasında Ülkücü gençler,''ALLAH''diye feryad ederken,işkenceciler kahkahalar atarak,''Allah yok burada lan,Peygamber de izinde''(Tevbe Haşa)diyorlardı.
O dönemde Ülkücülere daha nice insanlık dışı işkenceler uygulandı.
xxx
Ülkücüler 12 Eylül darbe yargılanmaları sırasında da yiğitçe direndiler.
Herkes çok iyi bilir ki,tüm mahkemelerde tutuklular kendilerine söz verip kürsüye çıktıklar zaman önce mahkeme heyetini selamlar.
Bu davranışın amacı şudur:''Size saygı ve güven duyuyorum.''
Ama Mamak Askeri mahkemelerinde Ülkücüler çok farklı davrandılar.
Kimlik tespiti,sorgu ya da savunmaları sırasında mahkeme heyetinin huzuruna çıkan Ülkücüler asla mahkeme heyetini selamlamadı.
Kürsüye gelen her Ülkücü konuşmasına başlamadan önce salonda en ön sırada oturan Alpaslan Türkeş'in yanına yaklaştı,onu saygı ile eğilerek selamladı ve sonra selamsız olarak mahkeme heyetinin sorularını cevapladı.
Peki bunun anlamı neydi?
Bunun anlamı açıktı:
12 Eylül yargılamaları sırasında Ülkücüler 12 Eylül adaletine inanmıyorlardı...Ama arkasından Mamak zindanlarına kadar geldikleri liderleri Alpaslan TÜRKEŞ'e inanıyor ve güveniyorlardı.
(NOT.Sıtkı Şeremetli'nin 12 EYLÜL ANILARI kitabından alınmıştır.) —

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -

TRT Spor Haberler

Ayrıntılı Puandurumu Tablosu
Birlik Gazetesi
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA
Balıkesir Web Tasarım