”CENNET ANNELERİN AYAKLARI ALTINDADIR” 13.05.2019


Bu makale 2019-05-13 16:52:29 eklenmiş ve 777 kez görüntülenmiştir.
Sıtkı ŞEREMETLİ

Anam(Muazzez Şeremetli)(Mekanı cennet olsun) Cezaevi önlerinde Mamak zindanlarının(Balıkesir ve İvrindi Kapalı Cezaevlerinin) kapılarında,mahkeme salonlarında yıllar boyu tüm diğer Ülkücü anaları ile birlikte çok çile çekti.Bize hep teselli verirdi;”Siz Allah yolundasınız.Sizinle gurur duyuyorum.Sabredin.Sabrın mükafatını Allah verir.Siz ana duası alıyorsunuz.Allah’ın izi ile bu çileler bitecek”
RUHU ŞAD MEKANI CENNET OLSUN
Evlat yetiştirmişsiniz.Nice sıkıntılar çekip büyütmüşsünüz.Ona güzel ahlak vermişsiniz.Ve birileri gelip evladınızı tutuklamış,bakmaya kıyamadığınız evladınıza nice işkenceleri reva görüp onu zindana atmış..Üstelik onu idam etmek istiyorlar..
NE DÜŞÜNÜRDÜNÜZ?
Ne düşünürdünüz?
Ne kadar büyük acı değil mi?
İşte 80 döneminde Ülkücü anaları bu acıyı yaşadı.
Gelin şu yaşanmış hikayeyi birlikte okuyalım..
MAMAK’TA ZİYARET
Mamak büyük bir zindan..Pek çoğu idamla yargılanan yüzlerce genç Ülkücü yatıyor o karanlıkta..
Analar evlatlarını görmek istiyor ama ziyaret günleri sınırlı.
O ziyaret gününde Mamak Askeri Ceza evinin kapısı yine çok kalabalık.
Kurallar belli;düdük çalacak,herkes ziyaret bölümüne koşarak gidecek.Ama ziyaretçi sayısı sınırlı.Önce gidebilenler evladını görebilecek,diğerleri ise evladını göremeden geri dönecek.
Kar kış..Hava çok soğuk..Yerler buzlu.
Ülkücü Anası yoksul haliyle üç-beş kuruş bulup buluşturmuş evladını ziyarete gelmiş.Korkuyor.Evladı idamla yargılanıyor.Belki de onu son kez görecek.
ÜLKÜCÜ ANASI ÇIPLAK AYAKLA KOŞUYOR EVLADINA
Gardiyan asker düdüğü çalıyor.Koşu başlıyor.
60 yaşındaki Ülkücü anası koşmak için öne atılıyor.
Ama o da ne?
Ayağındaki lastik ayakkabı buz tutmuş.Hareket edemiyor.
Ama o kararlı evladını mutlaka görecek.
Ayağındaki lastik ayakkabıyı yamalı çorabını da içinde bırakarak çıkartıp atıyor ve buzlar üzerinde yalın ayak koşarak gidiyor.
ALLAH(C.C)ÇİLEKEŞ ÜLKÜCÜ ANALARINDAN RAZI OLSUN
Böyle yüzlerce örnek var.
Şu iyi bilinsin isterim:
80 döneminde çile çeken,zulüm gören sadece Ülkücü gençler olmamıştır.Onların anaları,babaları,kardeşleri,eşleri de büyük zulümler görmüşlerdir.
ALLAH(C.C)HEPSİNDEN RAZI OLSUN.VEFAT EDENLERİN MEKANLARI CENNET OLSUN(Amin)
xxx
ŞEHİT ANNESİ
(Kan akıyor.Her gün asker-polis bir vatan evladını toprağa veriyoruz.Şehit analarının yürekleri kan ağlıyor.Böyle acular yaşadığımız dönemde bu annelerimizin ellerini saygı ve minnetle öpüyoruz.)
“Bir ana düşünün!..
Gencecik.
Karnında taşıdığı çocuğuyla birlikte dokuz ayın hamurunda yoğurulur durur.
İlk tekmeleri ona çok büyük bir haz verir.
Ruhunda sevgi fırtınaları,
sevinç seliyle yüreğine doğru coşkuyla akar.
Rabbinin ona bahşettiği analık içgüdüsüyle okşar elinde olmasa da yavrusunu,
Hayaller kurar; Kız olursa eli kınalı bir gelin,
erkek olursa çakı gibi bir asker olacağını düşlerken de hayırlısını diler her zaman.
Bir ana düşünün!..
Minicik yavrusunu kucağına almış,
gözlerindeki yıldız yıldız sevgilerle ona bakmakta.
İlk emekleyişi,
ilk yürüyüşü,
ilk anne,
baba deyişi,
ilk koşması,
ilk düşmesi.
İlkokula gidişi,
ilk diploması derken ilklerin heyecanıyla cocuğuyla o da büyür sanki yeniden.
Sonra ortaokul liseyi bitiriş.
Daha karnındayken düşlediği gün kapısına gelir dayanır.
Hani o kıvancımız dediğimiz,
yiğidimize kınalar yaktığımız,
git oğul, git ya gazi ol,
ya da şehit dediğimiz o kutlu gün gelir çatar.
Bir ana düşünün!..
Göz yaşını içine akıtarak,
yüreğine gamı,
tasayı yasaklayarak evladıyla gururlanır.
Sayılı gün nedir ki,
evlat vatan senden hizmet beklerken diye oğlunu yüreklendirir.
Düğün yaparak yollar evladını.
Dua eder.
En önemlisi de Rabbine emanet eder onu.
Sonra hasret dolu,
asker kokulu mektuplarının yolları gözlenir.
Göğsü de koltukları da kabarır.
Çünkü asker anasıdır ya!…
Dağları yolları engel saymaz.
Onları mektuplarla sabrederek yıkar bir bir.
Her mektubu oğludur sanki.
Öper öper öper!
Bir ana düşünün!..
İçinde yangını andıran bir sızıyla uykusu bölünür.
Kor düşer yüreğine.
Sıkıntı iki el olur boğazına yapışır ve nefes almasına izin vermez.
Döner durur yatağında.
Rabbine sığınır.
Derken sabah olur!..
Aile efradına anlatır halet-i ruhiyesini.
Saatler geçer ve kapıda beliren bir kaç askerden biricik evladının şehadet haberini alır ve yıkılmaktan öte yanar kavrulur…
Ama bağırıp çağırmadan vakur bir eleme bürünür.
Ağıtlar yakar.
Gözyaşı seline yenik düşer gözleri.
Elindeki evladının resmini öper,
koklar,
yangın dudaklarında ise ateş gülleri açılmış bir halde dayanmaya çalışır.
Kuzusunun körpe bedeni bayrağa sarılı baba ocağına gelince de,
yürekleri mengenede ezercesine acı veren bir o kadar da yücelten şu sözler dökülüverir dudaklarından;
VATAN SAĞOLSUN!..
Bir ana düşünün!..
Diline ve gözlerine isyanı yasaklamış.
BEN ŞEHİT ANASIYIM diye gururunun acısından daha ötede olduğunu haykırır.
Benim balam ölmedi ki der,
ŞEHİTLER ÖLMEZ diye de evlat acısıyla yanan ana yüreğine su serpmeye çalışır.
Suyu ab-ı hayat,
duaları yavrusunun vatan uğruna,
bayrak uğruna,
hürriyet uğruna,
milleti ve inancı uğruna şehit oluşudur.
Bu su asırlardır akan kutlu bir ırmağın suyudur.
Bu su buz gibi zemzem akıtan nurlu cennet pınarının suyudur.
Bir ana düşünün!…
Hem de iyice düşünün ki bugün Avrupalı kadınlarla kıyaslanmaya kalkışılan bu mukaddes anaların değil Avrupalı dünyada bir eşi benzeri yoktur.
İşte bu TÜRK KADINIDIR
İşte bu TÜRK ANASIDIR.
İşte bu ŞEHİT ANASIDIR.
İşte bu şükreden yavrusunu vatana kurban eden TÜRK KADINIDIR!..

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -

TRT Spor Haberler

Ayrıntılı Puandurumu Tablosu
Birlik Gazetesi
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA
Balıkesir Web Tasarım