YENİ ÖĞRETİM YILI


Bu makale 2017-09-18 10:38:09 eklenmiş ve 147 kez görüntülenmiştir.
Aslan TORUN

Bugün okullar açıldı. Yeni eğitim ve öğretim yılının başta öğretmen olan çocuklarıma ve bütün öğrenci,  öğretmen ve velilere ve ülkemize hayırlı olmasını diliyorum.Yeni öğretim yılını açarken yine ülkemizin en büyük sorunun eğitim ve sağlık olduğunu her zaman olduğu gibi yine tekrarlamak mecburiyetinde kaldığımı  üzülerek belirtmeden geçemeyeceğim. Zira daha  önce de defalarca söylediğimiz gibi ülkemiz eğitim ve sağlık yönünden Avrupa ve Amerika yı  elli yıl arkadan takip ettiği için maalesef bilhassa eğitimde ki sancılar ve sıkıntılar hiçbir zaman bitmediği gibi bundan sonrada biteceğe benzemez. Hangi iktidar hangi hükümet gelirse gelsin bu sıkıntıların bitmesi  mümkün değildir. Zira her şeyden önce bir eğitim sistemimiz bile yok. Yıllardan beri hangi hükümet hangi iktidar gelirse gelsin bir eğitim sistemi oturtamamış her gelen hükümet veya bakan önceki yapılanı beğenmeyip yeni bir sistem arayışına girince eğitim sistemi yaz boz tahtasına çevrilmiş bir hükümetin uyguladığı sistem tam yerleşmeye başlamışken yeni gelen başka bir hükümet  tam tersi bir uygulamayla her şeyi yeni baştan düzenleyeceğim diyerek eğitim sistemini alt üst etmiştir.Bu yılda yeni başlayacak eğitim ve öğretim yılı yine bir çok sıkıntılarla başlamıştır.15 milyonun üzerinde okula başlayacak çocuğumuzun  en büyük problemi  ulaşım ve servis sorunudur. Bilhassa büyük şehirlerde ulaşım büyük bir problem oluşturmaktadır. Trafiğin kalabalığı, servis şoförlerinin  yetersizliği  geçmiş yıllarda bir çok şikayeti de beraberinde getirmişti. Bu yıl basından öğrendiğimize göre servis işine üç bakanlık bakacak ve bilhassa servis şoförlerinin çok iyi kontrolden geçirileceğini  görünce inşallah şikayetler en aza inecektir. Bir diğer önemli sorun saat ayarsızlığı sebebiyle yarı gece vakti çocukların aç susuz uykusuz okula gitmek için sabah karanlığında sokaklara  dökülmesiydi, bu sene buna çare bulunmuş  gün ışımadan Türkiye nin hiçbir yerinde okullarda eğitime başlanmaması kararlaştırılmış ve okula başlama saatinin valiliklere bırakılması isabetli olmuştur. Ülkemizin en doğusunda ki çocukla en batısında ki çocuk aynı saatte okula başlarsa işin içinden çıkılır mı. Ama bunu valilikler ayarlarsa daha iyi olacağı ve çocukların en azından gün ışığında okula gitmelerinin sağlanması çok isabetli olmuştur. Bir diğer sorun okullarda kıyafet ve disiplin sorunudur. Eskiden çocukları okula götüren veli hocasına-Eti senin kemiği benim – diyerek onların kucağına çocuklarını emanet ederken onların en iyi şekilde yetişeceklerine inanır, onların insafına vicdanına merhametine güvenir gözleri arkada kalmazdı. Şimdi öğretmen çocuğa yan bile bakamıyor ona başta ders olmak üzere hiçbir şey yaptırmadığı gibi devamlı bir veli korkusu ve şikayeti sıkıntısı içerisinde disiplinsiz bir eğitim vermeye çalışmaktadır.Bizim zamanımızda öğretmen  babamız gibiydi, en az babamız kadar sever sayardık. Şahsen benim okula ilk başladığımda öğretmenime  babamdan da öte bir sevgimiz ve saygımız vardı. Bizi dövmezdi ama onu tatlı bir korkuyla ve büyük bir hürmetle sayardık. Oda bizi bir öğrenciden öte bir evladı gibi bağrına basar bize evladına gösterdiği şefkatı esirgemezdi. Benim üzerimde ilkokul öğretmenimin çok büyük bir hakkı vardır, ben ilkokulu bitirdiğimde ilerisini okumamı maddi imkansızlıklar nedeniyle babam istememiş  öğretmenim onu uyarmış,  ikna ederek benim orta okula gönderilmeme sebep olmuştur. Şimdi rahmetli olan ilkokul öğretmenimi burada saygıyla, rahmetle anıyorum. Şimdi ki öğrencilerin bakıyorum bir diğer önemli problemi de en yakın yere bile servise gitmek istemeleri ve en ufak bir sıkıntıya bile gelemeyip her şeyin en kolayına ve rahatına kaçmak istemeleridir. Biz zamanında aç kaldık,  susuz kaldık, kitabımız olmadı, lokantanın yolunu bilemeden kuru ekmekle bir hafta okur köyümüze hafta sonu gider ertesi gün 6-7 saatlik yolu tekrar okula gelir 5 kişi  tek odada kalır yine bir hafta sonunu o şekilde geçirirdik. Ayağımıza giyeceğimiz bir ayakkabı,  sırtımıza soğukta giyeceğimiz bir pardesümüz olmazdı.Ben şahsen kolalı gömleği ve iskarpin ayakkabıyı ancak yatılı okula gidince giyebildim.Şimdi ki çocuklara ve gençlere bunu anlattığımda inanmıyor, şaka yaptığımızı sanıyorlar. Ama o zaman ne yazık ki  gerçek böyleydi.

 Okul kantinlerinde bazı zararlı yiyecek ve içeceklerin satılmasının yasaklanması çok isabetli olmuştur.Ailelerden en önemli ricamız çocuklarını kesinlikle kahvaltılarını yapmadan okula göndermesinler.

 Bir diğer önemli meselede çocuklarımızın dersleri ihmal ederek bilgisayar, Tv, ve bilhassa cep telefonlarından uzak tutmaktır. Cep telefonun eline alan çocuklar her şeyi unutuyor adeta kendinden geçerek  ne ders açılıyor ne de diğer problemlerine zaman ayıramıyorlar. Kesinlikle aileler buna bir zaman ayarlaması yapmalı çocuğun ders, dinlenme uyuma ve beslenme saatlerini  ayarlamaları lazımdır.

 Aslında yazılacak söylenecek daha çok şey var ancak şimdilik bununla yetinelim, nasıl olsa ileride yine bu konulardan çok bahsedeceğiz, son olarak bir defa daha yeni eğitim ve öğretim yılının hayırlı ve uğurlu olmasını diliyorum.Sağlık ve esenlik dileklerimle.Em.Sağ. Yazar.Aslan TORUN

 

 

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -

TRT Spor Haberler

Ayrıntılı Puandurumu Tablosu
Birlik Gazetesi
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA
Balıkesir Web Tasarım