TAM BAĞIMSIZ TÜRKİYE HAYALİ!.. 24.08.2019


Bu makale 2019-08-24 14:04:50 eklenmiş ve 1069 kez görüntülenmiştir.
Zikri Evner

Türkiye, epeyce büyük ve geniş, gayet verimli bir bahçedir. Bahçenin etrafı duvarlarla yani aşılması zor engellerle çevrilmiştir. Türkiye'nin sadece bu bahçenin içerisinde hareket etmesi isteniyor. O bahçenin içinde ise ancak belirli kurallarla hareket edebileceği belirtiliyor. Bu bahçenin de sadece bir kapısı var. O kapının da kontrolü de maalesef Türkiye'de değildir. Öteden beri, bilhassa son 55-60 yıldır Türkiye'de iktidara gelen her parti de sadece bahçenin içinde oynayabiliyor, gözükmektedir. Yakın geçmişten bu yana iktidar olanlar kendilerine verilen direktifleri ancak bu bahçenin içinde uygulayabiliyor yani icraat eyleyebiliyor. Geçmişten günümüze iktidara gelen partilerin bence birbirinden tek farkı, bahçe düzenini nasıl yaptıklarıyla sınırlı ve kısıtlıdır. Yani o bahçeyi nasıl ekip biçtikleri, nasıl kısıtlı miktarda da olsa ürün alabildikleridir asıl olan!. 
Ama temelde hepsinin yapabileceği her şey sınırlı kalmış, yıllar boyunca hiçbir parti veya siyasal lider bu alanın yani o bahçenin dışına çıkamamıştır. O bahçenin dış kapısının da kontrolü kendilerinde hiçbir zaman olmamıştır. Dış kapıyı zorlamaya kalkan olursa da çeşitli oyunlarla, yani yapay biçimde oluşturulan kaos ve kargaşalarla, bahaneleri bir şekilde hazırlanan darbelerle o partiler iktidardan düşürülmüşlerdir. Diğer tarafta Rusya'nın başını çektiği grubun da tam anlamıyla koordineli ve gayet iyi bir grup olduğu söylenemez. Sovyetler Birliği'nin çökmesiyle bu grupta büyük bir değişim yaşanmıştır. Ama Türkiye belki de, bugün batı yerine bu grubu yani Rusya ve Çin'in yanlısı kabul edilen doğu grubunu seçmiş olsaydı, daha farklı bir düzeyde ve düzende olabilirdi.. 
Bu yöndeki kimi görüşler şunu ileri sürmektedir; En azından ikiyüzlü, batının acımasız kapitalist düzeninden ve aşırı sömürücü politikalarından bu kadar etkilenmezdi. Türkiye'nin etrafı bu denli duvarlarla çevrili ve tek bir kapısı olan bu bahçenin dışına çıkması çok mu zordur?. 
İşte asıl yanıt bulunması gereken soru bence budur. Bu mevcut düzende, bunu gerçekleştirmek yani icraa eylemek zor olsa da bence olanaksız değildir. Belki çok büyük bir savaş verilmesi gerekmektedir. Belki yeniden büyük bir savaş sayesinde bu düzen değişebilir. Örnek vermek gerekirse, İran, uzunca bir süredir bu sisteme direniş göstermektedir. Bu nedenledir ki İran tamamen dış dünyadan yani Batı dünyasından soyutlanmaya çalışılmaktadır. Gerçi bugünün İran'ı da bu duruma pek heveslidir, hiç direnç göstermemektedir. Günümüz Türkiye'sinin Osmanlı İmparatorluğu'nun yüzyıllar önce yaptığı gibi, belki de yeniden kendi sistemini kurması gerekiyor. Gerçi Osmanlı'nın kurduğu o sistem geçen yıllar, yüzyıllar içerisinde erozyona uğramış, uğratılmış, kokuşmuş bir düzen olarak yok olup gitmiştir ama neyse bu bahsettiklerim bir başka yazının konusu..
Yani derinlemesine irdelenmesi gereken başka bir konu başlığıdır.. 
Yine asıl konumuza dönecek olursak; Kast ettiğimi gerçekleştirmek için öncelikle çok güçlü oluşturmuş bir maliye sistemiyle çok güçlü ve modern bir orduya ihtiyacı vardır. Ayrıca Türkiye’nin İslam coğrafyası içinde adaletli ve güçlü bir birlik oluşturması da gerekiyor. Ama hele ki bugünlerde bunu yapabilmek hatta başarabilmek hayalden öte beklentiler düzeyindedir ve en azından yakın geleceğe kadar o düzeyde kalacak gibi gözükmektedir. Sözün özü; Kanaatim odur ki, dünyanın da bu iki gruba karşı, yeniden oluşturululacak adaletli bir sisteme, düzene ihtiyacı vardır.. 
Öte yandan Türkiye'nin 96 yıllık sözde kış uykusundan uyanması gerektiğini dile getiren meczupvari görüşler de mevcuttur ama ben şahsen bu türden görüşleri hiçbir zaman ciddiye almıyorum, sakın ola ki sizlerde ciddiye almayın, itibar etmeyin!.
Çünkü biz Türklerin Atatürk'ün kurduğu laik, demokratik Cumhuriyet'ten başka seçenekler araması günümüzün ortam ve koşullarında hiç ama hiç mümkün değildir. Tüm bunların yanı sıra Türk halkının da gözünü açması da gerekmektedir..
Siyaset arenasına da çok cesur, hiç korkmayan, sadece Türkiye'nin çıkarlarını düşünen yeni, taptaze ve hiç kirlenmemiş siyasetçiler gelmesini beklemektedir. İşte o gün geldiğinde ‘Tam bağımsız bir Türkiye için’ gerekirse her şey göze alınmalı ve ödün vermeden derhal gerçekleştirme yoluna gitmelidir..

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -

TRT Spor Haberler

Ayrıntılı Puandurumu Tablosu
Birlik Gazetesi
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA
Balıkesir Web Tasarım