MESLEKTE 31 YILA ERİŞİRKEN HAYATTA 53 YILI DEVİRDİM!.. 22.10.2019


Bu makale 2019-10-22 12:48:01 eklenmiş ve 88 kez görüntülenmiştir.
Zikri Evner

Bugünkü yazımın başlığını görenler, ilk bakışta ne demek istediğimi, neyi anlatmak istediğimi, ne kast ettiğimi anlamamış ya da yanlış anlamış olabilirler..
O yüzden birilerinin kafası daha fazla karışmadan hemen izah edeyim..
Bu akşam saat tam sekiz buçuk itibariyle hayatta 53 yılımı tamamlayıp 54. yaşıma basacağım. Öbürgün ise yani 24 Ekim perşembe günü ise gazetecilik mesleğinde 31 yılı tamamlayacak, 32'ci yıla “Merhaba” diyeceğim, günahı, sevabı ama en önemlisi şerden uzak hayırlısıyla..
Bugünkü yazımı okuyanlar, geçen yıl ve daha önceki 22 Ekim’lerde benzer yazılar kaleme aldığımı hemen anımsayacaklardır. Evet, geçen yıl ve önceki yıl da daha önceki birkaç sene de bu sütunlarda aynı tarihlerde yayımlanan benzer yazılarım yayımlanmıştı. Şimdi bugünün ruh hali ve psikolojisiyle bilgisayar klavyesini tuşlayarak yazacaklarımı okumaya hazır olun!..
22 Ekim 1966’da dünyaya geldim, gazeteciliğe ise 24 Ekim 1988’de başladım. Çeyrek asırdan fazla olan meslek özgeçmişime şöyle bir göz atmanız gerekirse, 16 Ekim 1988’de o zamanlar Balıkesir’de haftalık olarak yayımlanan Harman gazetesinde başladığımı öncelikle belirtmem gerekiyor. İşte o gazetede imzalı ilk köşe yazım ve haberim 24 Ekim 1988’de yayımlandı. Aradan çok değil dört buçuk ay geçtikten sonra Balıkesir basınında ilk adres değişikliğim gerçekleşti ve o zamanlar sahibini yeni değiştiren Hizmet gazetesinde muhabir olarak çalışmaya başladım. 1989 yılının yaz mevsimine girilirken ise gazetecilikteki adresim yine değişti ve aniden kendimi Ege bölge gazetesi Yeni Asır’ın Balıkesir bürosunda çalışıyor olarak buluverdim. Burada tamı tamına 14 ay süreyle kaşeli muhabir yani sigortalı kadrolu değil de haber primi karşılığı çalışan gazeteci olarak olarak çalıştım. Daha sonra ise merhum Ekrem Balıbek’in Yeni Haber gazetesinde çalışmaya başladım. 1990 yılının Ekim ayından 1991’in Kasım’ına kadar bir yılı aşkın süreyle Yeni Haber’de muhabir çalıştıktan sonra vatani görevimi gerçekleştirmek amacıyla meslek yaşamıma bir süre daha bu kez zorunlu olarak yine ara verdim. 1992’in Haziran’ında askerlik dönüşü gazetecilikte adresim yine Yeni Haber oldu. Burada 1992 yılının Kasım’ına kadar gazeteciliğimi Yeni Haber'de sürdürdüm. Ardından o zamanlar aylık yayımlanan magazin dergisi Gündem ve furyası yeni başlayan özel radyolardan Radyo 10 Balıkesir yeni adreslerim oldu, Balıkesir basınında ve medyasında.. 1996 yılı Ekim’ine dek dört yıldan biraz fazla bir süre Radyo 10’da maç spikerliği, söyleşi programları yapımcılığı ve Haber Merkezi sorumlusu ve haber sunucusu görevlerini üstlenerek çalıştım. 1996 yılının Ekim’inde ise yani meslekte sekiz yılı tamamlayıp dokuzuncu yılıma girerken çok ortaklı bir şirketin bünyesinde yayın hayatına giren Haberci gazetesinin kurucu ortakları arasında yer aldım o gazetenin tam bir yıl süreyle Genel Müdürlüğünü ve Genel Yayın Koordinatörlüğü görevlerini üstlendim. 1997 yılının yaz mevsiminin ortasında ise meslekte yine bir adres değişikliği yaşadım ve bu kez adresim Radyo BRT, hemen ardından ise Balıkesir Birlik gazetesi oldu. 1998’in Ağustos’un ise bir süreliğine Balıkesir’den ve çok sevdiğim mesleğimden ‘çok özel zorunlu sebeplerden ötürü’ ayrılarak İstanbul’a doğru yelken açtım. Gazetecilik mesleği dışında kısa süreli bir takım işler yaptığım, çok rahat koşullarda geçimimi sağladığım, yaşamımı idame ettirdiğim İstanbul serüvenim yedi buçuk ay sürdü ve 1999 yılı ilkbaharında tekrar memleketim Balıkesir’e döndüm. Gelir gelmez de ekonomi gazetesi Dünya’nın Balıkesir bürosunda işe başladım, yeniden gazeteciliğe döndüm. Aynı yılın sonlarına doğru yerel TV kanalı Karesi’de program yapımcısı ve sunucusu görev almaya başladım. 2000 yılı Şubat’ında evlendikten sonra ise Dünya gazetesinden tümüyle ayrılarak yerel televizyon kanalında tam 11 yıl süreyle Haber Genel Yönetmeni, program yapımcısı ve sunucusu görevleriyle aralıksız çalıştım. 2011 yılının Nisan ayında oradan ayrıldıktan sonra ise meslekte geçen 23 yılın yorgunluğundan dolayı iki buçuk ay süreyle hiçbir şeyle meşgul olmayarak, bir nevi kendimi dinlendirdim. Tam yeniden enerji ve dolayısıyla güç toplayıp gazeteciliğe kaldığım yerden ama farklı bir mecrada devam etmeye karar vermişken o zamanlar Kıpçak ailesinde olan Ekspres gazetesinde, sevgili dostum ve ağabeyim Tansel Kıpçak’ın “bu saatten sonra macera arama kendine, gel bizim gazetede çalış” teklifiyle orada çalışmaya başladım. Bir süre sonra Ekspres gazetesi el değiştirdi, gazetenin yeni sahipleri de ”devam et” dediler, bende devam ettim, yazmayı sürdürdüm. Kısa bir süre sonra da Marmara gazetesi SES Yayıncılık Şirketi bünyesine katıldı. Bu kez ben Marmara’da işime yani yazmaya devam ettim. SES Yayıncılık bünyesindeki serüvenim de 2016'nın 31 Mart'ına dek 4 yılı aşkın bir süre devam etti. Daha sonra SES Yayıncılık bünyesinde bulunan EKSPRES ve Marmara gazetelerini bir başka yayın gurubuna satınca ben de 'meslek ilkeleri açısından ortaya çıkan kan ve doku uyuşmazlığı(!) başta olmak üzere türlü sebepler yüzünden' kısa bir süre sonra oradan ayrılıp DEMOKRAT gazetesine geçtim. Ancak orada da negatif anlamda yaşamaya başladığım, inandığım meslek ilkelerime ters düşen ve o gazetenin patronajı konumundaki şahsın çoğu zaman dengesiz ve tutarsız tavırlarından kaynaklanan sebepler yüzünden 8 aydan fazla barınmak mümkün olmadı. Sonrasında ise bugün hala özgürce yazmaya devam ettiğim EDDA AJANS bünyesindeki ARTI HABER gazetesi gazetecilik ve yazarlık yaşamımın son durağı oldu. Kısa bir süre sonra EDDA Ajans bünyesine benim eski göz ağrım BİRLİK Gazetesi katılınca da ben de yazmaya BİRLİK'te devam etmeye başladım. Bugünkü yazımın başlığında da belirttiğim gibi; Meslekte 31 yıla erişip 53 yaşı devirmek 54 yaşına basıp meslekte 32'ci yıla merhaba demek hiçte kolay olmadı ama çok şükür Allah bugünleri nasip etti. Bu benim için çok önemlidir ve de anlamlıdır. Bir insanın yaşamında yarım asırı geride bırakıp 54 yaşına basacak olması ve de gazetecilik mesleğinde 30 çileli yılı geride bırakıp 31'ci yılı karşılayabilmesi sizce de önemli ve anlamlı değil midir?.
Emekli olalı iki seneyi geçti ama bu meslekte asla emekli olunmayacağını, bir türlü olunamayacağını çok iyi bilenlerdenim. O yüzden emeklilik sadece kağıt üzerindedir ve de yaşamımı maddi açıdan birazcık daha rahat koşullarda sürdürebilmemi sağlayabileceği için önemli ve anlamlıdır!..
Ömrüm yettiği sürece yazmaya devam edeceğime ve bu mesleği eskisi gibi olmasa da sürdüreceğime dair kendime 8 yıl önce verdiğim sözü unutmadığımı ve o sözü tutmaya hala yeminli olduğumu bilhassa belirtmek isterim. Yarın ve sonraki günlerde Allah ömür verdikçe, gücüm ve kudretim yettiğince bu sütunlarda sizlerle yeniden buluşabilmek umuduyla beni sevenleri ben daha çok seviyorum, beni sevmeyenleri ise önce Allah'a sonra da eğer varsa kendi vicdanlarına havale ettiğimi ısrarla belirtiyorum..

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -

TRT Spor Haberler

Ayrıntılı Puandurumu Tablosu
Birlik Gazetesi
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA
Balıkesir Web Tasarım