banner14

banner38

banner41

banner28

banner31

banner34

banner46
28 Ağustos 2015 Cuma

Cayır cayır yandı

Astım hastalarına grip aşısı

Günümüzün en önemli hastalıklarından biri olan astım tedavisi en uzun süreye sahip nadir hastalıklardan biri. Birçok rahatsızlığın giderilmesi için önemli bir destek sağlayan doğa astım hastaları için de şifa umudu taşıyor.

22 Ocak 2013 Salı 19:32
Astım hastalarına grip aşısı

 Göğüs Hastalıkları Uzmanı Doktor Banu Özdemir Genç, astım hastalığının; hava yollarının hassasiyeti ile gelişen nefes darlığı, hırıltı, solunum, öksürük ve balgam gibi bulgularla karakterize olduğunu bildirdi.

Balıkesir Özel Sevgi Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Banu Özdemir Genç, astımın kalıcı bir hastalık olduğunu, Türkiye’deki astım hastası sayısının çok olduğunu söyledi. Genç, "Bu hastalık insanın başına bir kez geldiğinde devam eden bir süreci var. Bu hastaların düzenli şekilde tedavi edilmesi gerekiyor. Astımın oluşmasında genetik ve çevresel faktörler rol oynar. En önemli genetik risk faktörü alerjidir" dedi.

Astım hastalarının şikayetlerini genellikle ataklar halinde seyreden ve özellikle geceleri şiddetlenen hırıltılı solunum, nefes darlığı, öksürük, göğüste sıkışma hissi ile tarif ettiklerini söyleyen uzman doktor Banu Özdemir Genç, astımı ve çeşitlerini şöyle anlattı;

"Bu hastalarımız grip ya da üst solunum yolu enfeksiyonları sonrası ortaya çıkan öksürüğün üç haftadan uzun sürmesinden ya da her geçirdikleri gribal enfeksiyonun göğse inmesinden yakınabilirler. Bazen hastalık, sadece inatçı öksürükle dahi seyredebilir. Astım semptomlarının özelliği, tekrarlayıcı olmasıdır. Bazı etkenler hastalığı provoke edebilir. Mesela irritan (tahriş edici) gazlar (sülfür dioksit, karbon monoksit), alerjenler, egzersiz, virüsler, enfeksiyonlar, ilaçlar ve stres hastalığı provoke eden nedenlere örnek gösterebilir. Tanı ve değerlendirmede hastalara solunum fonksiyon testi ve PEFmetre ölçümleri yapılır. Özellikle çocuklarda basit egzersiz testi uygulanabilir. Bazı hastalara ise ‘Nonspesifikbronş Provakasyon’ testi uygulanabilir. Alerjik astım polenler, ev tozu akarları, mantar küfleri gibi alerjenlere karşı alerjik bir tepki olarak tetiklenir. Kişide alerjik astıma alerjik rinit, saman nezlesi veya egzama eşlik edebilmektedir. Alerjik olmayan astımda ise tütün dumanı, odun dumanı, oda deodorantları, çam kokuları, taze boya, ev temizlik ürünleri, yemek kokuları, parfüm gibi havadaki maddeler tetikleyicidir. Alerjik olmayan astımda ayrıca soğuk algınlığı, grip ya da bir sinüs enfeksiyonu yanı sıra egzersiz, soğuk hava, hava sıcaklığındaki ani değişimler, ve hatta gastroözofageal reflü olarak belirtiler de olabilir."

ASTIM HASTALIĞI MESLEKLERİ DE TEHDİT EDİYOR
Göğüs Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Banu Özdemir Genç, astım hastalığının bazı meslek gruplarını da tehdit altına aldığını söyledi. Mesleğe bağlı astım hastalıklarına da dikkat çeken Genç, özellikle kuaförlerde boya ve spreyden dolayı, marangozlarda toz ve boyadan dolayı ve fırınlarda ise un ve sıcaklıktan dolayı astım hastalığının tetiklendiğini kaydetti. 

Öte yandan, Banu Özdemir Genç, hamilelikte astımla mücadelenin daha etkin biçimde yapılması gerektiğini vurguladı. Genç, astım hastası hamile kadınların üçte birinde astımda iyileşme yaşandığını bildirdi. Bunun yanında hamilelerin üçte birinde astımın stabil kaldığı, diğer üçte birlik dilimde ise astımın kendisini rahatsız edici bir şekilde gösterdiği bildirildi. Banu Özdemir Genç, gebelik sırasında astım kontrolünün sağlanmamasının bebek ve anne için ciddi sorunlara neden olabileceğinin altını çizdi.

ASTIM HASTALARINA TIBBİ ÖNERİLER
GRİP AŞISI OLUN

Çocuklarda astım hastalığını anlamanın kolay olmadığını dile getire Dr. Genç, soğuk algınlıklarının da astım ile karıştırıldığını belirterek, "Astım atağını başlatan eşyaları, yani tüy ve kav bırakan pelüşlü eşyalar, toz tutabilecek yapıda perdeleri evinizden uzak tutun. Astımlı birçok kişi tüylü hayvanlara alerjiktir. Bu tür hayvanlarınız varsa dışarıda tutun. Hayvanların yatağa çıkmasına ya da yatak odasına girmesine izin vermeyin. Sigara içmeyin. İçiyorsanız da bırakmak için yardım alın. Güçlü kokuları evden uzak tutun. Parfümlü sabun, şampuan ya da losyonlardan kaçının. Tütsülerden uzak durun. Astımlı kişinin yatak odasında özel düzenlemeler yapın. Halı ve kilimleri kaldırın. Bu tip materyaller tozu ve küfü çekerler. Parke ya da kalebodur gibi toz tutmayan zemin döşemeleri tercih edin. Tüylü koltukları, minderleri ve fazla yastıkları kaldırın. Bunlar toz toplarlar. Yatak takımlarınızı toz geçirmeyen ve fermuarlı nevresim takımları ile kaplayın. Kuş tüyü ya da samandan yapılmış yastık, döşek kullanmayın. Elyaf malzemeli özel astım yastık ve yatak takımları kullanılabilir. Çarşaf ve nevresim takımlarını sık sık 65 derecenin üzerinde yıkayın ve güneşte kurutun. İçerdeki havayı temiz ve taze tutmak için pencereleri açın. Yemek pişirirken oluşan buhar ve güçlü kokulara karşı pencereleri olabildiğince açın. Pişirme sırasında odun ateşi ya da gaz ocağı kullanıyorsanız, oluşan dumanın çıkması için pencereyi sürekli bir miktar açık tutun. Dışarıdaki hava egzoz gazı, araba, fabrika dumanı ya da çiçek ve ağaç polenleri ile kirlenmiş ise pencerelerinizi kapalı tutun" dedi.

Hastalığın tedavisi hakkında bilgi veren uzman doktor Genç, astımın tedavisinde kontrol edici ve semptom giderici ilaçların mevcut olduğunu, hastalığın ağırlığına, hastanın kliniğine ve solunum fonksiyon testlerine göre tedavi edildiğini söyledi. Astım hastalarının yılda 2-3 kez düzenli kontrollerini de ihmal etmemesi gerektiğini vurgulayan Genç, "Kontrol altına alınmış astımlı bir hastada, üst ve alt solunum yolu enfeksiyonları hastalığın semptomlarını alevlendirebilir. Bu nedenle astım hastasının her yıl eylül ve ekim aylarında grip aşısı olması gerekir" dedi.

DOĞADAN ÖNERİLER
ÇÖREK OTU, ZENCEFİL VE KEÇİ BOYNUZU 

Hastalar, astım hastalığının hekim tedavisine destek olarak şifalı bitkilerden de yararlanabiliyor. Balıkesir’in tanınmış aktarı Taner Baygül, astım hastalarının her şeyden önce akciğerlerine iyi bakması gerektiğini söyledi. Baygül, nefes açıcı olarak adlandırdığı çörek otu, zencefil ve keçi boynuzunun astım tedavisi alan hastalarda doktor kontrolünde kullanılabileceğini söyledi. Taner Baygül, “Her şeyden önce astım hastaları akciğerleri için sigaradan ve alkolden uzak duracak. Yine bu hastalar için hava kirliliği önemli bir etmen. Balıkesir, Kaz Dağlarından dolayı astım hastaları için avantajlı bir konumda. Bu bölgede yaşayıp ilaç ve cihaz tedavisini bırakan hastalar duydum. Astım tedavisinde nefes açıcı özelliği olan bitkiler doktor kontrolünde kullanılabilir. Bunun ilk sırasında çörek otu yer alıyor. Her gün belli bir miktar çörek otu tanesinin yenmesi ya da yağının içilmesi hastaya yardımcı olacaktır. Yine zencefilgiller ailesinden olan bazı bitkiler nefes açıcı özellik taşır. Çay ya da öğütülmüş şekilde kullanılan bu bitkiler hekim kontrolünde önleyici ve tedavide yardımcı olacaktır. Zencefil cennet ikramıdır; vücudu ısıtır ve nefes açıcıdır. Son olarak bir diğer nefes açıcı bitki keçi boynuzudur. Tedavi şekline göre kaynatılarak keçi boynuzunun suyu içilir. Ayrıca çağımızın hastalığı olan migren tedavisinde de kullanılır” dedi.

Şifalı otların hekim kontrolünde kullanılması gerektiğini vurgulayan aktar Taner Baygül, bitkilerin hastalık tedavilerinde destekleyici unsur olduğunu söyledi.

    Yorumlar

HAVA DURUMU
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
Balıkesir Büyükşehir Belediyesi'nden memnun musunuz?

NAMAZ VAKİTLERİ
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
EN ÇOK YORUMLANANLAR
BUGÜN
BU HAFTA
BU AY
SPOR TOTO SÜPER LİG
Tür seçiniz:
e-gazete
  • BALIKESiR BiRLiK GAZETESi | Balıkesir Gazete - 20 Ocak 2015 Manşeti
SENDE YAZ
Ziyaretçi Defteri
Ziyaretçi Defteri

Siz de yazmak istemez misiniz?

Ziyaretçi Defteri
ARŞİV